Pistler Neden Değişiyor?

Pistler Neden Değişiyor?

Reşat Köstem

Bu aralar pist değişikliklerini yine sıkça yaşıyor ve konuşuyoruz. Ölçümler “çok ağır” olarak nitelendirilen değerlerde çıkınca, çim pistteki koşular İstanbul’da sentetik piste, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa’da yarı sentetik kum pistlere alınıyor.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…

Korkmayın, masal anlatmayacağız… Pist değişikliği konusunda yıllar öncesinin çözümünden söz edeceğiz. Bir arkadaşımız geçenlerde twitter’da da yazdı. Yıllar önceki İstanbul sezonlarının açıldığı dönemlerde bugünlere benzer yağışlar olunca, kum pisti su basar ve koşular çim piste alınırdı. Kimse çim pist ağır mı, hafif mi konuşmazdı bile… Zaman içinde, Veliefendi Hipodromu’ndan geçen dere iyileştirildi, kum pistin geçirgenlik sistemi onarıldı. Daha sonra daha az su tutan sentetik pistler yapıldı. Böylece sorun çözümlendi.

Penetrometre icat oldu, bizde bir hassaslık başladı…

Çim pistin sertlik derecesini yaklaşık son 20 yıldır ölçüyoruz. Güzel bir uygulama. Sertlik ya da ağırlık değerlerinin bilinmesi, pistin optimum yumuşaklıkta olmasının sağlanması elbette ki yararlı ve gerekli… Bu değerler “çok ağır” çıkınca, pist değişikliğine gitmek neyin nesi?      

Ben de birçok kişi gibi bu uygulamanın yanlış olduğunu düşünenlerdenim… Yağışla ağırlaşan pist, yarış koşulmasına engel değildir… Bu tür pistte başarı şansı artan ya da azalan safkanlar olabilir. Pisti ve bazen zorunlu olarak koşu mesafelerini de değiştirip, “isteyen atını koşmayabilir” diyorsunuz. Bunun doğrusu, pisti ve mesafeyi değiştirmeden “isteyen bu pistte atını koşmayabilir” demek olmalı… Ekim ayının ilk hafta sonu düzenlenen Arc Mitingi’nde, Avrupa’da düz yarış sezonun finali olarak adlandırılan Ascot Mitingi’nde, Breeders Cup’ta ya da başka önemli mitinglerde olduğu gibi… Batıdaki sezon başı ve sezon sonu mitingleri, genellikle ağır pistlerde,  dünyanın en iyi atları ve jokeylerinin katılımıyla gerçekleşiyor. Bunun bir sakıncası olsa, oralarda da mutlaka bir önlem alınır.

Zaten bizde de G1, G2, A2 ve uluslararası koşularda pist değişikliğine gidilmediğine göre, uygulamanın nedeni at sağlığını, jokey sağlığını korumak gibi konular değil, çim pisti korumak…  Sanırım, “bu yoğunlukta kullanılan çim pistleri korumazsak, kısa sürede kaybederiz” diye düşünülüyor. Kurcalamadan bakacak olursanız, bu savunmaya hak verebilirsiniz ama biraz araştırınca…

İstanbul Çim Pisti

İnsanın aklına; “şu mektepler olmasa, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim” dediği iddia edilen maarif nazırı geliyor… Eğer gerçekse, Nazır Emrullah Efendi bunu 114 yıl önce, 1909’da söylemiş olmalı.

Bakın…

2023 Yılı Yarış Takvimi ve genel hükümleri üzerinden konuşuyorum. Bizim konumuz olan çim pist değişiklikleri, G1, G2, A2 ve uluslararası koşularda yapılmıyor. Çim pistten, kum piste alınabilecek; G3, A3, KV-8, KV-9, KV-18 ve KV-24 düzeyinde, uluslararası olanlarla birlikte 137 koşu var. Toplam sayı ne ürkütücü, ne de az…

Hava koşulları nedeniyle pist değişiklikleri genellikle hangi tarihlerde oluyor?

Değişiklik yapılabilecek çim pist koşularının tümü, 11 Mart ile 10 Kasım 2023 tarihleri arasında. Biz, 11 Mart ile 1 Haziran 2023 arasını pist değişiklik olasılığı yüksek I. Dönem olarak belirleyelim. Etkili ve uzun süreli yağışlar Haziran’a kadar sürmüyor ama öyle diyelim. İngiliz atlarına 30, Arap atlarına 10 olmak üzere toplam 40 koşu var.

Yağış olasılığı yüksek II. Dönem olarak da 1 Eylül ile 10 Kasım 2023 tarihleri arasını seçtik. Bu süreyi de biraz –bilinçli olarak- uzun tuttuk. 33 İngiliz, 16 Arap atlarına olmak üzere toplam 49 koşu var. Uzun lafın kısası, gözümüzün üzerinde olacağı 152 gün içindeki toplam 89 koşudan söz ediyoruz. Komiserler belki de bunun yarısı kadarını değiştirmek zorunda kalacaklar…

Bu koşuların hipodromlara dağılımına bakınca…

152 günde, 89 koşunun tümü aynı hipodromda koşulsa, işler zorlaşabilir. Hipodromlara dağılımına bakınca, tabloyu daha net göreceğiz. Yoğunluk elbette ki İstanbul’da. İçinde bulunduğumuz, Haziran ayı başına kadar sürecek 51 günlük dönemde, İstanbul’da pisti değiştirilebilecek 20 koşu var. II. dönemde de, yine bu ilimizde pisti değiştirilebilecek koşu sayısı 22… Demek ki “pistimiz perişan olur” diye “karalar bağladığımız” koşuların sayısı 42… Bakalım bunları kaçını sentetik piste alarak Veliefendi’yi kurtaracağız?

Diğer 4 hipodromumuzdaki durum, “kusura bakmayın ama” evlere şenlik… I. ve II. dönem olarak adlandırdığımız 152 günlük sezon başı ve sezon dönemlerini söylüyorum; İzmir’de 14, Adana’da 13, Ankara’da 11, Bursa’da 10 koşunun pistleri değişebilir… Elbette ki bu sayılar gerçekleşmeyip, daha aşağılarda kalacak. Varsayalım ki hepsinde pistler değişti… Hani “Attığın taş, ürküttüğün kurbağa değer mi?” derler… 

Açık ve sınıf koşular, durmadan pistleri ve mesafeleri değişecek yarışlar olmamalı. Yıllık yarış programları; pistleri ile mesafeleri ile bir bütün olarak oluşturuyor. Bu programda sürekli sapmalar yaratılıyor. Pist değişikliği ilgililerinin atları için belirlediği; uzun, orta ve hatta kısa vadeli programlarıyla örtüşmeyebilir. Kum ve sentetik pistlerdeki yarışlarda performansları düşen, ağır pistleri sevdiği için bugünleri bekleyen atların hakları yok mu? Sentetik ya da “yarı sentetik” pistlerle, çim pist arasında “hatırı sayılır” farklar var. Ayrıca, üst düzey koşuların pistleri ve mesafeleriyle oynamak at yarışlarının geleneklerine de uygun düşmüyor.

İstanbul Sentetik pisti
News Reporter

4 thoughts on “Pistler Neden Değişiyor?

  1. Kendisi çalıyor kendisi oynuyor, “dediğim dedik”gibi anlaşılmaz bir tutum.pist değişikliği olunca hemen bahis yapmaktan vazgeçiyorum.Hiç pişman olmadım.Zaten programlar çok zayıf, seyir zevki düşük, uzak durun..

  2. Elde kenter gelen West Brosu alenen bilerek kazandırmadın Ayhan Kurşun özellikle seni geçsinler diye bekledin atı götürmedin….

  3. Bu pist değişiklikleri muhabbetinden sonra ne tat kaldı ne de tuz…Ağır çim ve sürpriz at kavramlari ortadan kalkmış oldu…Pisti korumak bu denli önemli olmamalı bence…

  4. Geçmiş yıllara bakarak bir çoğunun kuma alınacağını bile bile, İzmir ve Adana’ya Mart ayının başından itibaren çim koşular koymanın anlamı nedir. (veya İzmir’le ayni iklim kuşağında olduğumuzu düşünerek ayni tarihlerde İstanbul ve Bursa’ya da çim koşular koymamanın anlamı nedir. ) Yazının en güzel yeri;“isteyen bu pistte atını koşmayabilir” cümlesidir ki; Genel Hükümlerde yer alan kum pist SULU ilan edildiğinde isteyenin atını koşudan çıkarabilmesi gibi mantıklı bir maddeye eşdeğerdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir