Batı Nil Virüsü

Dünya Sağlık Örgütü, Batı Nil Virüsü salgının yayılmasında aşırı sıcaklarla yağmur ve bunu takip eden kuru havanın etkili olduğunu belirtmektedir. Mevsim değişiklikleri, insan ve hayvan göçleri dünyada farklı coğrafi bölgelere yayılmalarına neden olmaktadır. Balkanlar ve Doğu Avrupa’da görülen Batı Nil virüsü vakaları son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığı açıklanmıştır.  Geçtiğimiz aylarda komşu ülke Yunanistan’da 18 kişinin ölümüne neden olan ve Türkiye’ye de sıçrama riski olması sebebiyle tedirginlik yaratan Batı Nil Virüsü ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığının ölümcül Batı Nil Virüsü’ne Türkiye’de de rastlandığını açıkladığı bilinmektedir.

“Batı Nil Virüsü” insanlar, atlar, kuşlar ve vahşi hayvanlarda çeşitli nörolojik semptomlara neden olan ve ( eklem bacaklılar ) artropotlarla bulaşan bir flavivirustur. Virüs; Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa’da, özellikle Akdeniz’e sınırı olan ülkelerde insanlar ve köpek, at, kuşlar gibi çeşitli hayvanlarda hafif ateşli hastalıklar, meninjit, ensefalit ya da ölümlerin nedenidir. 2000 yılında da Fransa, İsrail ve ABD’de insanlarda ve atlarda ani salgınlar şeklinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca meydana gelen salgınlarla birlikte özellikle A.B.D ve İsrail’ de çok sayıda kanatlı hayvan ölümleri de görülmüştür. Özellikle ‘Culex pipiens’ isimli sivrisinek türünün kan emmek için öncelikle kuşları tercih etmesi de önemli faktördür. Kaynağı özellikle kargalar olan rezervuarlardan Culex türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşmaktadır. Hastalığı bulaştıran başlıca sivrisinek vektör Culex cinsi içinde yer alan Ornithophile ‘dir. Hastalığın oluşumu ve yayılışında en önemli faktörler, hastalığı nakledebilecek yapıdaki vektörlerin çokluğu, enfekte kanatlıların yoğunluğu, ekolojik, iklimsel ve çevre olarak sayılabilmektedir. Virüs yüz ellinin üzerinde yabani ve evcil kanatlıdan izole edilmiştir. Yabani kanatlılar virüsün başlıca omurgalı taşıyıcısını oluşturmaktır. Memeliler kanatlıların aksine virüsün bulaşması ve yayılmasında ihmal edilebilecek bir role sahiptirler. İnsanlar hastalık taşıyıcı bir vektör tarafından ısırılmaktan başka hastalığı, kan transfüzyonu, infekte hastadan organ nakli, anne sütü ve anneden yavruya dikey bulaşma şeklinde alabilirler. Batı Nil Hastalığının doğada birincil bulaşma siklusu sivrisinek-kanatlı-sivrisinek dir. Yabani göçmen kuşlar hastalığın yayılmasında hastalığı endemik bölgelerden hastalıksız bölgelere taşımalarıyla önemli rol oynarlar.

Bulaşma çoğunlukla sivrisinek popülasyonunun aktif olduğu sıcak havalarda meydana gelmektedir. Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi gibi ılıman bölgelerde Batı Nil Virüsü, ilkbahar sonlarında başlayan, yaz sonlarında doruk ve sonbahar başlarında (genellikle Ağustos ve Eylül aylarında) doruğa ulaşan bir mevsimsel kalıp izlemektedir. Güney iklimlerinde yaşayan insanlar ve hayvanlar bütün bir yıl boyunca enfeksiyona yakalanma riski ile karşı karşıyadır. İnsanlara ait vakalar izlendiğinde 50 yaş ve çok üzeri yaş grubu dağılımı mevcut, orta yaş üstü insanların hastalanması dikkat çekicidir. Ölüm oranı insanda ortalama % 3-15’dir; ancak atlarda ölüm oranı % 30’lardadır.

Şanlıurfa kırsalında ve Suruç ilçesinde at çiftliklerinde son bir ayda ölen 25-30 yarış atı ile ilgili yapılan ilk incelemede, belirtiler olarak ölümlerin sebebinin yüksek olasılıkla söz konusu virüsten dolayı olduğu tahmin edilirken, kesin ölüm sonuçlarının ise tahlil sonuçlarının alınmasıyla tespit edileceği ifade edilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığının yapılan ihbarlar sonrası hastalığın görüldüğü yerlere İl Müdürlüklerinden uzmanlar gönderdiği ve alınan numunelerin gönderildiği  Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü’nde yapılacak incelemenin ardından gerekli açıklamaların yapılacağı ve tedbirlerin alınacağı öğrenilmiştir.

Uzmanlar tarafından Batı Nil Virüsü enfeksiyonunun bilinen bir tedavisinin ve etkili bir ilaç ve aşısının olmadığı belirtilmektedir. Hastalıkla ilgili tedavi ancak öncelikle destek tedavisi şeklinde olmakta ve virüsün yayılmasını önleyici tedbirler ön plana çıkmaktadır. Hastalıktan korunmak için tek yol sivrisinek ısırmasından korunmaktır. Hastalığın Argus ve Hyolemma cinsi keneler ile de virüs ile de enfekte olduğu ve enfeksiyon spektrumunda insanlar başta olmak üzere özellikle atlar, köpekler, vahşi ve evcil kanatlı hayvanlar, koyunlar, develer ile deney hayvanları yer almaktadır. Bu bakımdan yarış atları için, özellikle sıcak ve kuru iklim bölgelerindeki yarış atı popülasyonunun yoğun olduğu hara ve hipodrom çevrelerinde sivrisinek kaynağı olabilecek unsurların azaltılması ve uzmanlarca tavsiye edilen koruma tedbirlerinin alınması çok önemlidir. Hastalığın tespit edildiği çiftliklerin karantina altına alınması, sivrisinek ve kenelerin beslenmelerini destekleyen pamuk tarlaları, sulama kanalları yerlerin kontrolü ve dezenfekte edilmesi ve durağan sular gibi kaynakların yok edilmesi, çiftlik çevresinden uzaklaştırılması gibi tedbirler TJK ve Bakanlığımız koordinesinde yapılması için ilgili mercilerle gerekli temaslar yapılmıştır. Dünyada sivrisinek testleri ile bu hastalığa yol açabilecek cinslerin tespiti ve itlaf edilmeleri çalışmaları yapıldığı bilinmektedir. Sivrisinekler kurulmuş tuzaklar ile yakalanmakta ve her yıl rutin virüs testine tabi tutulmaktadır. Bu tür uygulamalara ülkemizde de başlanılması tavsiye edilmektedir.

Türkiye’de de yarış atlarının sağlığını tehdit eden hastalıklarla ilgili mücadele yıllardır sürdürülmektedir. Önceki yıllarda Tarım Orman Bakanlığı tarafından TJK ile işbirliği yapılarak at, eşek gibi tek tırnaklı hayvanlar ile ilgili Ruam gibi bulaşıcı ve ölümcül bir hastalığın ortadan kaldırılması ile ilgili ülke çapında “Ruam Eradikasyon Projesi” gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma uluslar arası atçılık camiasında da büyük takdirle karşılanmış ve örnek proje olarak lanse edilmiştir. Aynı şekilde, özellikle kanatlı hayvanları tehdit eden ancak insanlara ve yarış atlarına da hastalık bulaştırma riskleri taşıyan Kene ile mücadelede de yer alınmıştır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kene ilaçlarıyla ilaçlanması çalışmalarının aşı v.b bazı masrafları TJK yarış gelirlerinden karşılanarak mücadeleye katkıda bulunulmuştur. Yarış atlarını da etkileyen bu tür hastalıkların at ve insan sağlığı açısından takibi ve önleyici tedbirlerin alınması Türk atçılığı açısından hayati önem taşımaktadır. Yarış atlarına hipodrom ve haralarda Tarım Orman Bakanlığı ve TJK koordinesinde belirli hastalıkları önleyici aşılar Dünya standartlarına uygun biçimde her yıl periyodik olarak itina ile yapılmaktadır. Hipodromlar bir nevi karantina bölgesi durumundadır.

Hayvan hastalıklarının takibi ve önlenmesi konularında Türkiye’de uluslar arası anlaşmalara imza atmış olan kurum ve kuruluşların ülkede yaşanan her türlü hastalık vakalarını zamanında dünya yetkili kurumlarına bildirme yükümlülükleri bulunmaktadır. 2017 Yılında İstanbul’da Adalar Bölgesinde ortaya çıkan ve faytonlarda kullanılan birçok atın ölmesine neden olan Ruam hastalığının ortadan kaldırılması çalışmaları sonuçlarının bildirilmesi sürecinde bazı aksaklık yaşandığı duyumları alınmıştır. Ancak, bu sebeple 2018 Yılında İstanbul Veliefendi Hipodromunda yapılacak olan Enternasyonal Yarışların yabancı ülke yarış atlarının yurt dışından at gelmesinin önü kesmiş ve yarışların iptal edilmesine neden olmuştur. Tarım Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri yaptıkları taramalar ve uygulanan tedbirler ile vakaların tespit edildiği bölgede hastalığı kontrol altına aldıklarını ve bu tür çalışmalara devam edeceklerini açıklamışlardır. Konu ile ilgili yapılan yurt dışında ilgili mercilere yapılan geri bildirim sayesinde enternasyonal yarışların önümüzdeki yıldan itibaren tekrardan devamında bir sorun kalmadığı belirtilmiştir.

“Batı Nil Virüsü” konusuyla ilgili olarak ise, basında Bilim Kurulu ve ilgili Bakanlık yetkililerinin katılacağı basın toplantısı yapılacağı haberleri çıkmıştır. Hastalık ile ilgili gelişmeler ve çalışmalar TYAYSD ve TJK tarafından da Tarım Orman Bakanlığı ilgili kurum ve kuruluşları nezdinde koordineli biçimde takip edilmekte ve her türlü iş birliği sürdürülmektedir.

Turgay Kop

TYAYSD II.Başkanı

Turgay Kop
News Reporter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir