Gerçeği Aramak…
Reşat Yurday Köstem

Burgas’ın yarışını konuşalım…

Koşunun özelinde söyleyebilecek fazla sözüm yok. Zaten Halis Karataş bu yarışı “artısıyla eksisiyle” kusursuz biçimde özetledi. En iç startta olmasına rağmen, düzgün bir çıkış ve yer tutuş… Oradaki yarışlarda “Kurtalan Ekspresi gibi”, pistte tek sıra dizilen safkanlar görmüyoruz. Hepsinin nefesi biri birinin ensesinde… Burgas ilk metrelerde, bu trafik sıkışıklığını biraz yadırgamış görünüyordu. Elbette ki “ufak tefek” kapanmalar, perdelemeler oldu ama sonucu etkileyecek türden değildi.

Koşu tempoları da bize benzemiyor. Yarışın yavaşlayıp hızlandığı yerlerde rakiplerine “sanki” ayak uydurmakta zorlandı. Ve belki hepsinden de önemlisi, Halis’in söylediği gibi, son 400’deki görüntüsünü, bitişe kadar koruyamadı. Son 400’de hepimiz nasıl da umutlandık… Castlebar’ı geçip, öndeki ikiliyi yakalayabilecek gibiydi ama olmadı. Bunda dört aydır koşmasının etkisi vardır. Gelecek yarışında, “bu yönden” daha fazlasını bekleyebiliriz. Soldan dönüşlü pist için bir şey söyleyemem. At uzun süredir Dubai’de ve soldan dönüşlü pistte idman yapıyor. Yurt dışından gelen atlar da burada, ilk kez sağdan dönüşlü pistlerde yarışıyorlardı ama kazanıp kazanıp gidiyorlardı…

Her şey bir yana, şunu da düşünmeliyiz.

Açık yarış atlarının olduğu “gerçek” bir grup 3 yarış koştuk. Burgas’ı geçen üç atı buradaki uluslararası koşulara getirin, şansları çok olur. İstanbul’daki uluslararası koşularda, bizi kimler geçmiyordu ki… Godolphin’in iki atı, hatta üçüncü olan Castlebar’ın, bizim şampiyonumuzdan eksiği yok dersem kızar mısınız? Yeri gelmişken, Castlebar da öyle 92 puanlık falan at değil, haksızlık yapmışlar. Süper Cumartesi koşup, World Cup günü için hakkını aramazsa, yazık olur…

Gözümüz ve gönlümüz, bu koşunun daha üst sıralarını arzu ediyordu ama olmadı. Burgas kötü mü koştu? Hayır. Daha iyisini koşabilir mi? Bence biraz daha iyisini, evet… Onun şu an en iyi atımız olduğu tartışılmaz ama “bizim” en iyi atımız… “Vur kır parçala, bu maçı kazan” demekle ya da mazeretler üretmekle bu iş olmuyor. Burgas, son gün G1 Dubai Sheema Classic’i koşabilir. Yine kendi adıma söylüyorum; daha iyi koşabilir ama daha iyi bir skor elde edebilir mi? O koşu tam bir kurtlar sofrası… Yıllardır dünyanın en iyi 100 koşusu arasında yer alıyor. Geçen yıl Mishriff, daha önce Almond Eye… Sanırım bu yıl da Japon atları öne çıkacak. Sodashi’den söz ediyorlar. Hani o beyaz at gelecek diyorlar…

Türk atlarının son gün koşması, hepimiz için övünç kaynağı olur. Beklentilerimiz de bu yönde ama gerçeklerden de çok uzaklaşmamak gerek. Çünkü atçılık dünyası sadece bizim etrafımızda dönmüyor… Eğer koşarsak, bizim atlarımızdan daha iyi rakiplerle yarışacağımızı da unutmayalım. Bu bir yarış, elbette kazanmakta var, kaybetmek de… Bazen, “orada olmak bile yeter” diye düşünüyoruz ama kendimizi atın sahibi yerine koyunca… Dubai maceramız daha bitmedi. Dileriz, güzel günler bizleri bekliyordur.



News Reporter

3 thoughts on “Gerçeği Aramak…

  1. Ağzına sağlık üstad bizde isteriz atlarımız birinci olsun ama gerçekleri de görmek lazım.

  2. Karataş kötü bindi. İleriye mi gideyim geride mi bekleyeyim . Sürekli bunun etkisinde kaldı. Bir tutuyor. Bir teşvik ne yaptığı belli değil. Karataş dışarıdan tanıyor. Burgaz güzel kostu. Ahmet Çelik onunla zorluk derecesi yüksek yarışlarda beraber olmuşlar. Ahmet Çelik binseydi sonuç farklı olurdu. Net.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.