Menu

ANKARA KOŞUSU PERŞEMBE OLAMAZ! Özel

Futbolun en büyük sorunu seyirci. Dünyada böyle bir sıkıntı yokken bizde çeşitli gerekçelerle maçlar neredeyse boş tribünlere oynanıyor. Önceki yıl 14.000 civarında olan seyirci ortalaması maç başına 2014-15 sezonunu 6.800 kişiyle bitirdi. STSL’de 4 hafta geride kaldı tablo farklı değil.

Bu televizyon ve digital çağında, büyük kentlerdeki trafik keşmekeşinde, ekranda cazip birçok alternatif varken maça gitmek kabul edelim ki tembelliğe sevk ediyor topumuzu! At yarışında da durum farklı değil. Gazi Koşusu dışında bir parça Enternasyonal yarış günleri dolu olan İstanbul hipodromuna, yılda 1-2 kez Ankara eşlik ediyor. İzmir’in geleneksel seyirci sayısı hipodrom tribünlerinin küçüklüğünden sebep ekranları ‘kalabalık’ gibi gösteriyor.

Türk yarışçılığının yarışseverlik ve bahisseverlik arasındaki gel gitlerini anlayışla karşılamalı. Ne Fransa, ne İngiltere, ne ABD, ne Japonya gibiyiz tribüne izleyici çekme konusunda. Bu konuda TJK yönetimlerinin iyi niyetli çabaları özellikle İstanbul’un karmaşık gündelik hayatının getirdiği sıkıntılar nedeniyle karşılık bulamıyor.

Ancak kör gözün parmağına yapılan hatalar da can sıkıyor. Kuşkusuz yıllık yarış  programını yapmak TJK’nın sorumluluğunda bir iş değil. Tarım Bakanlığı’nın ilgili komitesi bu konuda son söz sahibi. Hem program, hem takvim onlardan geçerek nihayetleniyor. Üzgünüm ama koca-koca hataları görmeyenler de onlar.

Bugün (17 Eylül 2015) Ankara Koşusu olamaz! Bir klasik yarış olan, uluslar arası bir karşılığı olmasa da Türk Triple Crown’unun son ayağı olan Ankara Koşusu’nun yapılacağı gün bir PERŞEMBE olamaz! Olmamalıdır değil; olamaz. Yarışların günlendirilmesi konusunda sorumlu, yetkili, çalışan her kimse bu hatayı yapacak kadar duyarsız, ilgisiz olamaz.

Zaten hipodromlara az insan geliyor. İyi atlarla oluşturulmuş yarış günlerinde sayının arttığını görmek tebessümümüze neden olurken, yılın en önemli klasiklerinden birini Perşembe gibi ‘alakasız’  güne sığıştırmak hangi sivri zekanın ürünü! Velev ki Ankara Koşusu, Perşembe gününe konuldu. Hiç mi kontrol eden, büyük yarışların günlerine bakma duyarlılığı gösteren bir çalışan, bir yetkili yok mu?

Program komitesinde yıllarını çürütmüş bir yetkiliyle konuyu ele aldım. ‘Hatadır’ dedi. İlave etti… ‘Hafta sonunda protokolün yoğun ilgi göstereceği koşular var. Perşembe’ye alınmış Ankara Koşusu!

Yani protokol ilgisi, koşuların yoğunluğunun olacağı hafta sonunda bir de ANKARA KOŞUSU izlemesin o Ankara’nın ‘umursanmaz’ seyircisi! Gelsin Perşembe günü canım!

Aynı yetkili önemli açıklamalarda da bulundu. “İstatistikler bize özellikle Ankara’da kısa vade ve grup yarışların hafta içine konulduğu vakit tevziinin arttığını gösteriyor. Hafta sonu grup yarışları fazla… İsme, eski TJK başkanlarına, eski asli üyelere vs. türü birçok isme kupalı koşu hafta sonuna getiriliyor. Herkes özellikle İstanbul’da Pazar olsun istiyor. Bu da yapım aşamasında programda hatalara sebep oluyor.

Ezcümle… (Bu yetkiliyi istisna tutarak söylüyorum!) Ankara Koşusu’nun Perşembe yapılması hatadır. Ancak bazı önemli koşuları hafta içi koyacağız! Çünkü tevzii artışına neden oluyor!

Yine vicdan (temaşa) ile cüzdan arasında tercih cüzdan lehine kullanılmıştır. Ankara Koşusu özelinde yapılan hata umarım gelecek sene tekrarlanmaz. İyi at, çok seyirci, yüksek tevzii denklemini programların yapım aşamasında kurarsak; herkes kazanır!

Son DüzenlenmePerşembe, 17 Eylül 2015 15:02

3 yorum

  • kemakinen35
    kemakinen35 Cuma, 25 Eylül 2015 22:33 Yorum Linki

    hatay kosusuda cuma olmaz ,haklisin abi

  • samet sarıoğlu
    samet sarıoğlu Cuma, 18 Eylül 2015 03:03 Yorum Linki

    Bu adama hastayim harbi konusuyo samimiyetine inaniyorum.arabamda lig radyo daki programinida dinliyrm. Adamsin MEHMET AYAN ... Yorum yapcak bisey kalmamis zaten agzina yüreğie saglik

  • dearstar-yarisci
    dearstar-yarisci Perşembe, 17 Eylül 2015 16:31 Yorum Linki

    Doğru söylemiş Mehmet abi. Bu yorumunda baştan sona kadar haklı. Tribünlere nasıl izleyici getiririz biraz düşünmek lazım. Cumartesi akşamı kocaeli gece yarışlarını ben tv den bile izlemem. Oyun dahi oynamam. Görüntü cazip gelmiyor. Mahalli yarışlar gibi. Hipodrumun ışık ayarı çevre peyzaj düzenlemesi bile tribüne gelen veyahut izleyiciyi tv de seyretmesini sağlayan başlıca faktörlerden. İstanbul olsa tribüne giderim. 2800 metre mesafede bir koşu ZEALOUS LINE kazanır günün süprize imza atar. Buyur buradan yak. :)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık