Menu

VARLIK FONU, ÖZELLEŞTİRME ve TJK… Özel

At Yarışları Lisans hakkının 49 yıllığına Varlık Fonuna devredileceğini karara bağlayan 680 sayılı KHK ile ‘de facto’ olarak At yarışlarının özelleştirilmesi çalışmaları başlamış bulunuyor.

Zaten Salı sabahı bir Televizyon kanalına konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın söyledikleri de bunu teyit ediyor.

Peki, bundan sonra ne olacak?

İşte herkes bu sorunun cevabını merak ediyor.

Cuma’dan bu yana 4 gün geçti, henüz TJK kanadından konuyla ilgili bir açıklama yapılmış değil.

Kulüp böyle bir gelişmeyi bekliyor muydu?

Bu yaşananlar karşısında ne düşünüyor?

Ne yapmayı planlıyor?

Herkes bu soruların cevaplarını merak ediyor.

Aynı şekilde atçının en büyük temsilcisi TYAYSD’nin de süreci yakından takip ettiği biliniyor. Onların da yakın zamanda üyelerine bir açıklama yapması bekleniyor.

Şu ana kadar sadece SİAYSD’den kısa bir açıklama gelmiş durumda…

Bunun dışında kim ne söylüyor, ne yapıyor bekleyip göreceğiz…

TJK ne yapmalı…!

Olağandışı durumlarda, olağandışı kararlar almak gerekir!

1 Ocak 2018 tarihinde Yarış Müessesesi görevi sona erecek olan Türkiye Jokey Kulübü bence böyle bir dönemden geçiyor…

Çünkü bugün içinde bulunulan durum bana göre tam da bir ‘olmak ya da olmamak’ durumu…

Bu noktada Kulübün bana göre yapması gereken ilk şey bugüne kadar yaptığı gibi; ‘Soğuk suya konulup ısıtılmaya başlandığında neler olduğunu fark edemeyerek yavaş yavaş kaynayan suda ölen kurbağa gibi davranmak yerine’ acilen bir Genel Kurul kararı alarak tüm üyelerin katılımı ile Olağanüstü bir kongre gerçekleştirmek olmalıdır.

Kulübün boşa kaybedecek zamanı kalmadı!

Hayali hedeflerin peşinden koşmadan, gerçeklerle yüzleşmesinin ve şayet ‘varsa’ bir çözüm aranmasının vakti, tam da bugünler…

Çünkü şayet Türkiye Jokey Kulübü uzun yıllardır taşıdığı ‘Yarış Müessesesi’ misyonunu bir şekilde noktalayacaksa, bunu atçılık adına mevcut süreci en iyi şekilde değerlendirerek yapmalıdır.

Neticede TJK Üyelerinin içinde de önemli sayıda atçı ve yetiştirici var. Hayat onlar için sadece TJK üyeliğinden ibaret değil. Pek çoğu için atçı ve yetiştirici kimliği daha ön planda…

Onlar, TJK’nın Yarış Müessessi pozisyonu ortadan kalktıktan sonra da burada, bu camiada olmaya devam edecekler.

O halde atçılık ve yetiştiricilik bu kubbede baki kalacağına göre, TJK mutlaka kendisinden sonrasını da düşünerek hareket etmek zorundadır.

Kaldı ki yarışçılık var olduğu sürece nasıl atçı ve yetiştirici var olacaksa, TJK da diğer dernekler gibi her zaman var olabilir.

Yarış Müessesesi ceketini giymeyecek olsa dahi…!

*

Yönetimler süreci hızlandırdı..!

Aslında At Yarışlarının Özelleştirilmesi meselesi yeni bir mesele değil. Uzun zamandır belli dönemlerde gündeme gelen bir mesele…

‘Devletin kendi eliyle şans oyunlarını oynatmak istememesi’ uzun süredir açık açık dile getirilen bir durum…

Zaten futbol müşterek bahsinden çıkmış, Milli Piyangoyu özelleştirmeye çalışan bir anlayışın ‘sıradaki gelsin’ demesinde şaşılacak ne olabilir ki!

Dolayısıyla özelleştirme meselesi eninde sonunda kaçınılmaz bir gerçekti ve artık bu gerçekle daha yüz yüze bir duruma gelindi.

Bazıları gibi ben de yıllardır ‘At Yarışlarını özelleştirmenin kolay olmadığını’ söyleyenlerden biriydim…

Bu konu ne zaman gündeme gelse ekseriyatla bu fikri savundum.

Ancak elbette ki böyle söylememizin bazı nedenleri vardı!

Doğrusu yine de kolay olmayacağını düşünmekle birlikte, üzücü olan bu nedenlerin her birinin neredeyse tamamen ortadan kalkmış olması…

Detaylandırmayacağım…

Özetle şunu söyleyebilirim; TJK maalesef bu sürecin hızlanması için elinden ne geldiyse yapmıştır...!

Her ne kadar bu yönetimin ‘elinde patlamış’ olsa da özelleştirmenin müsebbibi olarak sadece bu dönemi görmek tabi ki yanlış olur!

Bu yönetim sürecin müsebbibi değil, bence diğer bazı yönetimler gibi ‘hızlandırıcısı’ olmuştur.

Nasıl? Diye sormayın!

Geriye dönüp bunları anlatmanın bugün için bir faydası yok!

Zamanında çok yazdık, çok söyledik…

Ama gelin görün ki; ‘Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Asli Üyeyiz’ciler, sayıları artmasın diye Balotajda önüne gelenin ismini çizmeyi bir üstünlük vesilesi görenler, bir dönem kapıdan kovduklarını yeri geldiği zaman şeref tribününde ağırlayabilmek için ne yapacağını şaşıranlar, doğru söyleyen Basını kapı dışarı etmek için bin bir türlü bahane arayanlar, jokeylere sansür uygulayanlar, Kulübün milyonlarca lira ceza ödemesine sebep olup Maliye Bakanlığı kapısını bıkkınlık getirecek şekilde aşındıranlar, diğer Dernekleri muhatap kabul etmeyip sanal Arz/rica kavgaları çıkartanlar vs.’ o zamanlar bizleri dinlenmedi…

Dolayısıyla TJK bugünlere tam gaz geldi…

Devamlı yalnızlaştı…

Bakıyorum da birkaç gündür sessizliğini koruyan Kulübün lehine sağda solda yazılan tek bir satır bile yok!

*

“Özelleştirmeye nasıl bakıyorsun?”

Tahmin edeceğiniz gibi son birkaç gün en çok karşı karşıya kaldığım soru bu?

At Yarışları özelleştirilirse ne olur?

Atçılar, yarışseverler, sektör paydaşları bundan nasıl etkilenir?

İkramiyeler artar mı, azalır mı?

Zarar eden Hipodromlar kapanır mı?

TJK Çalışanları ne ile karşı karşıya kalır?

Bayiler için iyi mi, yoksa kötü mü olur?

Vesaire vesaire…

Esasen bu soruların hepsi hakkında nacizane düşüncelerim var.

Çok kabaca cevabım da ‘olumlu bakıyorum’ şeklinde…

Ama bugünden iddialı laflar söylemek doğru olmaz.

Netice de bunu söyleyebilmek için ‘nasıl bir özelleştirme modelinden’ bahsedildiğini bilmemiz lazım.

Bu henüz belli değil!

Kaldı ki, Lisan hakkının Varlık Fonuna devredileceğini içeren kararnamedeki bir detay da hayli ilgi çekici!

Nedir o?

Aynı KHK’da Milli Piyangonun Varlık Fonuna devredilmesi ile ilgili maddede “Lisansın Türkiye Varlık Fonu tarafından üçüncü kişilere devredilmesinden sonra, …” diye bir cümle bulunuyorken, At Yarışları ile ilgili maddede böyle bir cümlenin olmaması…!

Ne anlama gelir bilmem, lakin kafa karıştırıcı bir durum olduğu kesin...

Ayrıca buna 2 TJK Üyesinin (Şeref Somtürk ve Behçet Homurlu) üstelik TJK’ya sorulmadan ve görüş alınmadan Yüksek Komiserler Kurulu içerisinde bırakılmasını da eklemek lazım.

Lafın kısası Özelleştirme ile ilgili olumlu ya da olumsuz konuşmak için henüz erken…

Gelişmeler yaşandıkça nasıl olsa bu konuları daha sık masaya yatıracağız.

Şimdilik benden bu kadar…!

Son DüzenlenmeSalı, 10 Ocak 2017 11:24

4 yorum

  • çetin
    çetin Salı, 17 Ocak 2017 21:58 Yorum Linki

    özelleştirme devlet kasasına bir nefeslik kazanç sonrası hüsran. altın yumurtlayan tavuğu komşuna veriyorsun ,üstelik onunda bir başkasına verme hakkı var. istihdam yaratmak yerine var olanı azalt sonrası ne olacak. TJK bir dakika kaybetmeden hemen harekete geçmeli eğer başkanlık gelirse bunu engellemek imkansız olur. sonra( KURT.) ekürüsü gibi bu işin daimi atçıları yurt dışına kaçar bizde arkasından bakarız.

  • zhan lee
    zhan lee Pazartesi, 16 Ocak 2017 22:17 Yorum Linki

    Özelleştirme iyi olur. dilerimki Arap atı yarışlarını kaldırır alacak olanlar. Dünyanın hiçbir yerinde Arap atı yarışçılığı yok ! Senede birkaç defa Açık yarışlar var sadece,bizdede öyle olabilir. Hipodromlar gereksiz insanlardan temizlenir. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bayrak hakemleri son bulur. Atlar starta hep beraber 1-2 dakikada sokulur. Şu an rezaleti görüyoruz ilk giren atlar diğer atları 10-15 dk bekliyorlar.Araplar alırlarsa çok kaliteli ingiliz Aygırları getirirler ve kalitede artar.Uluslararası yarışlarımızın kalitesi artıp evrensel olur. Kısaca ben iyi olacağını düşünüyorum. GANYAN bayileri bu işe pek sevinmez ama çünkü kim alırsa alsın tüm sitelerden yarış oynatılmaya başlanır,sırf tjk.org'tan değil.

  • tarkan
    tarkan Salı, 10 Ocak 2017 15:24 Yorum Linki

    Bende Naci DEMİR bey gibi bu işte katarlıların parmağı olduğunu düşünüyorum. Katar emirinin trabzonda stat açılışına katılması "kel alaka" bir durumdu. O ziyaretten sonra sürmenede orman yangını çıktı. Kayak tesisi ve otel yapmayı düşündükleri en yetkili ağızdan söylendi. Daha sonra da alel acele khk ile mp ve at yarışı özelleştirme süreci başladı. Mp ve at yarışlarının paket olarak özelleştirilmek istenmesi, ihaleye gireceklerin sınırlanması için konulmuş bir üç kağıt bence. Diyelim Tjk üyeleri birleşip bir şirket kuracaklar ve at yarışlarına talip olacaklar. Bunun önüne geçmek için ne gerekiyor? İhaleyi karmaşık ve bedel olarak o kadar yüksek bir noktaya taşımak lazım ki, katarlılardan başka kimse giremesin. At yarışına kumar olarak bakan bir iktidarın, at yarışlarının alacağı zarardan pek etkileneceğini sanmıyorum. Katarlılar bu işe girerse; hipodromlarda istedikleri gibi değişiklik yapabilirler diye bir madde konur ve Veliefendi hipodromu imara açılıp, konut inşaatları başlar. Atçılar da başlarının çaresine bakmak üzere kapı önüne konur. Hani denir ya "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın", şimdi yılan size dokununca bakalım ne yapacaksınız? Adaletsizliğe sessiz kalırsanız, bir gün adalet istemek zorunda kaldığınız da buna hakkınız da yüzünüz de olmaz. %50 oy almış bir partiye TJK içinden de %50 oy verildiği matematiksel bir gerçek. Evimize hırsız girmiş ama üzerinde oturduğumuz koltuk çalınmadan hırsızı fark edemiyoruz. Geçmiş olsun.

  • naci demir
    naci demir Salı, 10 Ocak 2017 11:55 Yorum Linki

    Ben de özelleştirmenin faydalı olacağını düşünenlerdenim. Spor toto 10-15 sene önce ne haldeydi İnteltek ve iddaa ile nerelere geldi. Büyük ihtimalle bu özelleştirme işini Katar veya Dubaiden birileri kapar İnteltek gibi bir başka alternatif şirket de belki ilgilenebilir. Açıkçası son Digiturk ihalesiyle birlikte bu süreçte Katarlıları bir adım önde görüyorum. Şimdikinden daha iyi olacağına da inancım tam. kalite artabilir, Enternasyonal yarışlarımız da Dubai gibi marka olabilir vs. Bekleyip göreceğiz..

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık