Menu

Kongreden Uzlaşma Çıktı (mı)… Özel

2017 TJK Olağan Genel Kurulunu geride bıraktık…

Divan Başkanı Lütfullah Kayalar, Aralık ayındaki Bütçe Toplantısını; Şubat ayında, belki de Kulübümüzün tarihindeki en önemli toplantısı olacak.” diyerek kapatmıştı. Bu kongreyi, daha o günlerde “kaçırılmayacaklar”  listemize almıştık.

Gelişmeler de Kayalar’ı haklı çıkaracak yönde ilerledi ama Kongre’ye “birebir” yansıdı mı? derseniz, bence hayır

83 üyenin katılımıyla başlayan Genel Kurul’a iki ayrı önerge verildi. İmza yeter sayısı olan önergelerden ilki; Genel Kurulun, Yönetim Kurulu üyeleri dışından seçeceği dört üye ile TJK Başkanından oluşacak bir komitenin, şu kritik dönemde, günümüzdeki olağanüstü durumu yönetmesi isteniyordu. İkinci önergede de Kulüp Tüzüğünün bazı maddelerinin değiştirilmesi vardı.

Bu önergeler, yeterli imza sayısı olduğuna göre, doğrudan gündeme alınmalı mıydı; yoksa TJK Tüzüğünün 16-E maddesinde belirtildiği gibi gündeme alınmaları oylanmalı mıydı? Yaklaşık bir saat süreyle bu konu tartışıldı…

Ne var bunda diyebilirsiniz ama bakın sonra ne oldu?

Öğle yemeği arasından önce, gündeme 8. Madde olarak eklenen tüzük değişikliği önergesini bu kez gündemden çıkarmak için yaklaşık otuz dakika daha tartışıldı…

Hiç abartmıyorum; katılanlardan birine sorabilirsiniz.

Yönetim; tüzük değişikliğinin daha kapsamlı bir çalışmayla yapılması gerektiğini belirterek, kendi teklifini geri çekti. Bu durumda, önerge sahipleri; “Biz zaten konunun tartışılarak sonuçlandırılması isteğimizi önergemizde belirtmiştik.” diyerek gündemden çıkardılar…

TJK Yönetiminin gündeme koyduğu ve önerge ile gündeme alınan tüzük değişikliği teklifleri için, Haziran ayı sonuna kadar Tüzük Değişikliği Genel Kurulu yapılarak konunun çözümüne karar verildi.

Zaten öğlene kadar, bu tartışmanın dışında elle tutulur bir şey olmadı…

Neler mi tartışıldı? Haziran ayında tartışılması gereken değişiklikler.

Hiçbir sonuca varılmayan bir konuda niye bu kadar zaman harcandı? Doğrusu ben anlayamadım…

Genel Kurul öğleden sonraki toplantısına 98 üyeyle, kurulması önerilen Komiteyi görüşerek başladı.

Önerge sahiplerinden Cüneyt Çalıcıoğlu ve Levent Sarıkaya yaptıkları konuşmalarda, Yönetimin bu durumdan rahatsız olmaması, alınganlık göstermemesi gerektiğini belirttiler.

Çalıcıoğlu kürsüye gelince bir sessizlik oldu…

“Üstüne basa, basa” herkesi selamladıktan sonra, polemik yapmayacağını hatta ortamı yumuşatmak için konuşmasına “Temel Fıkrasıyla”  başlayacağını söyledi. Gerçekten nefis bir fıkraydı… Konuşmasında da özetle; “Durum fecaat değil ama iyi yönetilmesi gerekir. Bu konuda bir adım önde olmalıyız.” dedi.

Levent Sarıkaya’da; “ Adeta maçın bir yerinde şartlar ve kuralların değişti. Ortaya olağanüstü bir durum çıktı. Bu nedenle işin vebalinin yönetime kalmaması, onlara yardımcı olabilmek amacıyla  böyle bir öneri getirdik. Seçilecek komitedeki yönetim dışından dört üye kuralı değişebilir” diyerek önergeyi savundu.

Ömer Faruk Girgin ile Yıldırım Gelgin ise böyle bir komite kurulmasının yanlış olacağı görüşünü savundular. Ö.F.Girgin: “Güçlü olmak, bugünkü yönetimin arkasında olmaktır. Bu önerge onu zaafa uğratır. 15-20 kişilik bir alt komite kurulup, Yönetim Kuruluna yardımcı olabilir. Bu teklifin dışarıdan görünüşü; bu Yönetim Kurulu işe yaramıyor, burada darbe oluyor…” 

Y.Gelgin: “Çalıcıoğlu ve Sarıkaya’nın hassasiyetini anlıyor ve bende katılıyorum. Bu komisyon Yönetim Kurulunun üzerinde olamaz; büyük hatadır. Yönetim Kurulu ile birlikte çalışan, Yönetim Kurulu tarafından belirlenen bir komitenin daha yararlı olacağını düşünüyorum.”

Başkan Ekinci de: “Bizim savunacağımız konular için Genel Kurulun arkamızda durması gerekir. Bunu hissetmeliyiz. Hep paylaşımcı ve şeffaf olduk. Atçılığın paydaşlarıyla, onların haklarını koruyabilmek için neler yapabileceğimizi görüşüyoruz. Fransa ve İngiltere’deki uygulamaları inceledik. İngilizler 7 Martta gelip; anlatacaklar. Japonlardan da randevu bekliyoruz.

İsteğinizi Yönetim Kurulundan talep ettiniz de bu yerine getirilmedi mi? Biz vermeyen insanlar değiliz. Varlık Fonuyla üç toplantı yaptık. Onlara hizmet veren dört kuruluş var. Bunlardan P&G ile Ernst &Young bizimle ilgili konularda çalışıyorlar.

Olumlu sonuçlar alabilmek için, Varlık Fonu, kamuoyu ve lobi desteği sağlamalıyız. Lobi firmalarıyla görüşüyor; başarıya endeksli bir anlaşma yapmaya çalışıyoruz.” diyerek gelişmeleri özetledi.

Söz alan Esra Atman Özyiğit; “Başkana teşekkür ediyorum. Bu konuşma önce yapılsaydı, bu önerge olmazdı diye düşünüyorum. Başkana ve yönetimimize güveniyorum ama bizler de buradayız ve katılımcı olmalıyız.”

Ahmet Özbelge: “Bizi tamamen devreden çıkarabilirler. 2018’de, bu işde hiç olmayabiliriz. Diğer şirketlerde sadece devletin payı Varlık Fonuna devrediliyor. Buralarda yönetimler elbette ki devam edecek.” diyerek görüşlerini belirttiler.

Divan Başkanı Kayalar, taraflar arasında önemli görüş ayrılıkları olmadığını ve bu nedenle uzlaşma sağlanabileceğini belirterek “barış çubuğunu” uzattı…

Kürsüye gelen Başkan Ekinci de son sözünü şöyle söyledi: “Bunu kabul ederseniz yarın seçime gideriz… Komisyonda çalışmak isteyenler için her teklife açığız. İsteyen herkes başvurabilir.”

Sonuçta ne mi oldu?

Uzlaşma sağlandığı kabul edilerek, madde oylanmadı bile…

Verilen iki önergede de Yönetim ile önergeyi verenler arasında gerçekten uzlaşma sağlandı mı? Bence tartışılır ama Divan Başkanı; “Uzlaştılar” dedikten sonra…

Gördüğüm kadarıyla TJK’da bir muhalefet var.

Bravo… Bunu yeni mi gördün? diyenleri de duyar gibiyim.

Ben duyduğuma değil, gördüğüme inanırım…

Son DüzenlenmePazar, 26 Şubat 2017 18:49

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık