Menu

Konum Bildiriyorum… Özel

İngiliz atı olarak adlandırdığımız thoroughbred yarış ve yetiştiriciliğimizde küreselleşme, uluslararası rekabete açılma gibi ‘bizler için fantastik’ konuları şimdilik bir yana bırakalım.

Önceliğimiz, ‘Biz neredeyiz?’ sorusunun yanıtını bulmak olmalı…

Sektörde yaşanan sıkıntıların temel kaynağının, yarış ve yetiştiriciliğimizdeki yapısal bozukluklar olduğunu kavrayıp, bunları sektörün tüm paydaşları ivedilikle tartışılmalı. Alınan bunca önleme karşın, olumlu gelişmelerin bir türlü ortaya çıkmaması, sorunlarımızın saptanması ve çözümleri konusunda yanlış uygulamalar yaptığımızı düşündürmektedir.

Yarışçılığımızdaki temel çarpıklıkların başında, tüm sektörün parasal kaynağının yarış ikramiyeleri olarak algılanmasını gösterebiliriz. Yarış ve yetiştiricilik, atçılığın birbirine bağlı, fakat çok farklı yapıdaki dallarıdır.

Yarışçılık; daha iyi safkanların yetiştirilmesine hizmet eden bir araçtır. Yetiştiriciliğin finansını sağlamak gibi bir görevi tek başına üstlenemez. Ancak nitelikli safkanların yetiştirilmesi için özendirici bir rol oynar.

Yetiştiriciliğimiz katma değer yaratamadığından, safkanlarımız ‘yıllar boyu’ yarış pistlerinde kalarak durmaksızın koşuyorlar. Koşu ve damızlık performansları da bundan olumsuz etkilenmektedir. Yarışçılığımıza tüm sektörün finansı görevini yüklemek ya da bu algıyı oluşturmak bizleri gerçeklerden uzaklaştırmaktadır.

Gelelim pek üzerinde durmadığımız bir başka sorunumuza…

Bizim yarışçılığımızda gerçek anlamda rekabet de yok. Bu konuyu irdeleyebilmek için öncelikle şu istatistiğe bakalım;

2016 YILI KOŞAN AT SAYISI VE KAZANÇLARI  

 

2 YAŞLILAR

3 YAŞLILAR

4 VE YUKARI YAŞLILAR

TOPLAM

Koşu Sayısı

622

1180

1110

2912

Koşan At Sayısı

994

1209

1148

3351

İkramiye kazanamayanlar

299

(% 30.08)

367

( % 30.35)

384

(% 33.44)

1050

(% 31.33)

İlk iki sıraya giremeyenler

499

(% 50.20)

577

(% 47.72)

554

(% 48.25)

1630

(% 48.64)

Koşu kazanamayanlar

607

(% 61.06)

673

(% 55.66)

710

(% 61.84)

1990

(% 59.38)

Görüldüğü gibi koşan at sayısı 3.351 ama yarışçılığın yükünü çeken bunların yarısı bile değil. Düşünsenize, bahislerin ağırlığı 6’lı ganyanda; atların neredeyse %60’ı koşu kazanmamış…      

Bu sonucun oluşmasında elbette ki farklı etkenlerden söz edilebilir ama bizce temel neden, safkanların niteliklerinden kaynaklanmaktadır. İkramiyeyi daha alt gruplara yaymak amacıyla hazırlanan yıllık programlarımıza rağmen, yarışçılığımızdaki rekabet, görüldüğü gibi çok düşük düzeydedir.

Öncelikle belirtmeliyiz ki; yarış ve yetiştiricilikte ‘eşitlik ilkesi’ geçerli değildir. Yarışçılığın finansal gücünden nitelikli yarış atlarının daha fazla yararlanması doğaldır. Amaç; daha iyi safkan yetiştirmek olduğuna göre, politikalar bu yönde oluşturulup, önlemler de bu doğrultuda alınmalıdır. Daha açık bir deyişle, korumacılık yapılacaksa, nitelikli atlar ve onların yetiştirilmesi yönünde olmalıdır. Bu gerçeği görmezden gelmek, sıradanlığa davetiye çıkartmak olur…

Örneğin; bu tabloyu düzeltmek adına, düşük şartlı koşu sayılarını arttırarak, kazanan at sayısını çoğaltmak, koşuların niteliğini düşürmek anlamına gelecektir. Bilesiniz ki bu tür geçiştirici uygulamalar, yarışçılığımızı daha alt liglere indirmekten başka bir işe yaramaz…

Günümüzdeki yapı korunarak; yarış ikramiyelerine sektörün tek finansal kaynağı gözüyle bakıldıkça, yarışçılığımızdaki rekabet geliştirilmedikçe, ikramiye, yarış yeri ve yarış günü sayılarını çoğaltarak olumlu sonuçlar alınamayacağını yıllardır görüyoruz. Bu haliyle yarış ve yetiştiriciliğimiz, doğru ve sağlam temeller üzerine oturtulmadan, üzerine sürekli kat çıkılan bir bina gibi…

İşin bir de bize özel yanı var. 1 Ocak 2018’de ne olacak?

Varlık Fonu’na devredilmenin ne anlama geldiğini kimse tam olarak bilmiyor. Yetkililer, bu konuda sektörü bilgilendirmekte geç kaldılar. Atçılar ‘hayat devam edecek’ inancıyla sahada ama onlara da bilgi vermek, moral vermek gerek.  Zaten atçının umudu, inancı hiç bitmez ki.

Bu kazanç işi değil, gönül işi…

 

Son DüzenlenmeCumartesi, 29 Nisan 2017 14:45

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık