Menu

Gergin Bekleyiş… Özel

Bu kadar kısa ömürlü bir köşe yazısı yazacağım, doğrusu pek aklıma gelmezdi. En geç 1 Ocak 2018 Pazartesi günü yarış ve yetiştiriciliğimizin 2018 yılına ilişkin bilinmeyenleri netleşecek ve bizim yazdıklarımız da geleceğe bilgi notu olarak kalacak.

TJK 2018 yılı bütçeleri olağan genel kurul toplantısından söz ediyorum…

Aslında amaç, bütçeyi konuşmak değil; varlık fonu, TJK ilişkileri, sözleşmenin yenilenmesi gibi hayati konular. Bunlardan söz edeceğiz.

Bütçe geçmiş yıllarda olduğu gibi, “ya gerçekleşirse mantığıyla” hazırlandığı için, haklı olarak, tartışılmıyor. Bütçede öngörülen %36 gelir artışı olur mu? Onu hazırlayan yönetim de, oy birliği ile kabul eden Genel Kurul da olmayacağını biliyor. Başkan Ekinci; bütçenin %36 artış öngören biçimde hazırlanmasının 5602. Sayılı Yasaya “defans olarak” hazırlandığını, gerçekte  %5 artışla 40 milyon TL yatırım yapabileceklerini söyledi.

Türkiye Varlık Fonu ile Kulüp uyuşmazlığı…

Burada anlatacaklarımı Başkan Yasin K. Ekinci’nin Genel Kurula yaptığı açıklamalardan aldığımı söylemeliyim. Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile TJK arasında iyi giden çalışma ve görüşmeler Eylül ayında tıkanıyor.

Fonun Başkanvekili Himmet Karadağ; “At yarışları lisansını para verene veririm.” diyerek kişiler ve firmalarla görüşmelere başlıyor. Görüştüklerine de, son kararı kendilerinin vermeyeceğini anımsatıyor.

Başbakanlık’tan “bu koşullarda devam edecek” talimatı alınınca, TJK’ya lisans hakkı devri için bir öneri götürülüyor. Şöyle ki:

-          Fon 01.01.2018 tarihinde başlayacak sözleşmeyi dilediği zaman sonlandırabilecek.

-          TVF tarafından mali işler başkanı olarak bir CFO atanacak.

-          Bütçenin %5’i yatırım olarak ayrılacak.

-          Fon’a lisans hakkı olarak, cari yıldaki müşterek bahis hasılatının %2’si (yaklaşık 88 milyon TL) ödenecek.

-          GTHB giderleri için TJK payından %1,5 bakanlığa ödenecek.

TJK bu önerileri kabul edilemez bulunca, Fon’dan gelen sözleşme önerisi geri gönderilir.

Başbakanlığın talimatı üzerine görüşmeler bir kez daha başlatılır ve TJK şu karşı öneriyi gönderir:

-          TJK Payı %26, Kamu Payı %3’e sabitlenir ve Özel Hesap kaldırılırsa (Bunun için yasal düzenleme gerek), Kulüp hissesinden %2 (yaklaşık 20 milyon TL) verebiliriz.

-          GTHB için Kulübün payından günümüzde de yaklaşık %1,5 oranında ödeme yapıldığı için bu öneri kabul edilebilir. 

-          Sözleşmenin başlangıcı gibi, bitiş süresi de belirtilmeli.

-          CFO ataması kabul edilemez.

TJK’nın koşulları da Fon tarafından kabul edilmeyince görüşmeler bir kez daha kesilir. Gelinen durumu Başkan Ekinci şu cümleyle özetledi; “Ciddi sıkıntı var…”

Şimdi ne olacak?

Bu gelişmeler üzerine TJK kendi kanallarını kullanarak Başbakan’a durumu aktarır. Başbakan Yıldırım’ın; “Olur mu öyle şey”  demesi görüşmeleri üçüncü kez (büyük olasılıkla son kez) bu hafta içinde başlatıyor.

26 ve 27 Aralık günleri MB, GTHB, TVF ve TJK arasında yapılacak görüşmeler bu konudaki finaller olacak. Gerek Başkan Ekinci, gerek üyeler;  sözleşmenin önceki koşullarla bir yıl daha uzamasının “ehven-i şer” olduğunu düşünüyorlar.

Durum şu:

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren at yarışlarına ilişkin lisans hakkı TVF’ye geçiyor. Fonun eli güçlü olmasına güçlü ama O da başbakanlığa bağlı…

Sizce ne olur?

*

Kongre notları…

  • 38 üyenin katılımıyla başlayan genel kurul 61 üye ile tamamlandı.
  • Ziya Adalar, Ömer Faruk Girgin, Şeref Somtürk ve Cüneyt Çalıcıoğlu bütçe tekniği üzerine konuştular. Çalıcıoğlu, %36 ile bütçe yapmanın TJK’nın güvenilirliğini zedelediğini ve Himmet Karadağ’ın görüşlerini doğrular nitelikte olduğunu söyledi. Gerçekçi bütçe yapılıp, gelir fazlasının devlete verilmesini önerdi. Yüksel Göktürk, buradan herkesin geçimini sağladığını ama at sahiplerinin zarar ettiğini söyledi. At sahipleri ile sektörün emekçi ve tedarikçilerini “aynı kefeye koymayı” doğrusu ben anlayamadım. Kazananları otçu, yemci, eczane diye sıralarken bültenci ve yarış yazarlarını da “Kazananlar Kulübü”ne eklemesi hoşumuza gitmedi değil… Ne diyeyim?

 

Ek: Yüksel Göktürk Bey, bu yazımın yayımı sonrası beni aradı ve kendisiyle görüştük. Sayın Göktürk;  düşüncelerini doğru biçimde ifade edemediğini, aslında sektörde herkesin, en yüksek oranda da at sahiplerinin kaybeden olduğunu vurgulamak amacıyla konuştuğunu söyledi. Böyle bir düzeltme yapma gereği duyduğu için kendisine teşekkür ediyorum.  

 

Son DüzenlenmePazartesi, 25 Aralık 2017 12:23

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık