İdman pistlerinin efendisi; Metehan Kılıç
  • Bu haftaki konuğumuz İdman Pistlerinin efendisi diyebileceğimiz Metehan Kılıç…
  • Yarış Dergisi okurları için biz sorduk Metehan cevapladı…

Röportaj: Gökhan Ormancı

•••

– Seni yakından tanıyabilir miyiz?

26 Kasım 1991 İstanbul doğumluyum. 3 kardeşiz… İçimizde en büyük benim. Erkek kardeşim İstanbul’da nalbant… Ben Ankara’da yaşıyorum. 2008 yılında Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezini birincilikle bitirdim. Daha sonra Kulübümüz eğitim almamız için bizleri İrlanda’ya gönderdi. Bir süre orada kaldıktan sonra İzmir’e geldim. İzmir’den sonra vatani görevimi yapmak için Ankara’ya geldim ve buraya yerleştim.

– Mesleğine başladığın aktif jokeylik dönemin kaç yıl sürdü? Bu süreçte unutamadığın bir anı ve idman jokeyliğine geçiş sürecini bizimle paylaşır mısın?

Aktif jokeylik hayatım 2 yıl sürdü. Toplamda 5 yarış kazandım. Ama bu 2 yıl benim planladığım gibi ve istediğim şekilde gitmedi. Bir haftada 2 yarış kazandım. Sonraki hafta jokeylik hayatımı sonlandırıp idman jokeyliğine geçiş yaptım. Bir şeyi içime sinerek iyi bir şekilde yapmazsam şansımı fazla zorlamam. Daha iyi yapacağıma inandığım idman jokeyliğine başladım ve daha güzel sonuçlar aldım.

İdman jokeyliğini severek yapıyorum benim için çok önemli bir meslek… Bir nevi atın dili siz oluyorsunuz, onun sorunlarını eksiklerini bulup daha iyi olması için antrenörüne ve ilgili kişilere söylüyorsunuz. Bu noktada idman jokeyine büyük iş düşüyor.

– Senin jokeylik yaptığın dönem ile şimdiki dönem arasında farklılıklar var mı?

Şimdiki dönemle bizim dönemimiz arasında avantaj ve dezavantajlar var tabi ki… Bizim dönemimizde antrenör anlaşması vardı ve bu bizi kısıtlıyordu. Şuan hipodrom ve yarış bolluğunun yanı sıra kilo indirimleri bence büyük bir avantaj…

– İdman jokeyliği yaptığın bu süreçte bir gününü nasıl geçiriyorsun?

Sabah çok erken kalkıyorum ve ilk atımı 3 gibi alıyorum. İdmanım 9.30’da bitmiş oluyor. Gündüzleri çok uyumam, spor yapmayı çok severim. Uzun bisiklet turu, boks sevdiğim sporlar arasında… Öğlen vakti ilgilendiğim atların programlarını yaparım. Öğleden sonra yine hipodromdayım genelde…

– Atlarla ilgin sadece idman pistinde mi? Yoksa ahırlar kısmında da aktif olarak çalışmalar yapıyor musun?

Sadece idman değil ahır kısmında ilgilendiğim ve sorumlu olduğum Gün Emre İçer ve Batur Kaya ekürileri var.

– Şu ana kadar çalıştırdığın atlar arasında sende iz bırakan isim ya da isimler var mı?

Bu konuda şanslıyım gerçekten, çok değerli şampiyon güzel atlarla birlikte oldum. Unutamadıklarım var tabi ki de… İrlanda’da çalıştığım ekibin atı Sea The Stars ile bir kaç kere çalışma fırsatım olmuştu. Tatvan incisi ve Good Curry unutamadıklarımın arasında çok nadide atlar. Bunun dışında Şahinoğlu, Hard Baby, Miss Helin,  Runner Bull, Anadolu Aslanı, Gürsu, Göğüsgeren, Only The Brave, Powerman, Megastar, Distant Shinning, Zauberflote sevdiğim güzel atlar. Her atın konforu ve çalışması ve size hissettirdikleri başka oluyor. Hepsi farklı karaktere sahipler…

– Seni atların dışında özellikle uzun mesafeli bisiklet sürüşlerinle de biliyoruz, bisiklet tutkusu nasıl başladı? Mesleğine olan katkıları nelerdir?

Bisiklet sevgisi yaklaşık 11 senedir var. Bir arkadaşım sayesinde başladım. Sonrada bırakamadım. Bisiklet benim için özgürlük, tutku ve ilerlemek demel… Bunlar at üzerindeyken de geçerlidir benim için…

– Mesleğinizde motivasyon çok önemli… Seni de sosyal bir kişilik olarak tanıyoruz? Sosyal aktivitelerin nelerdir?

Evet bizim meslekte motivasyon çok önemli… Elimden geldiğince kendime vakit ayırmaya çalışıyorum. Zihnimizi ve bedeninizi resetlemek, hobilerimizle uğraşmak yaptığım işi daha çok sevmemi sağlıyor. Spor yapmayı çok severim, uzun koşular yaparım. Bilardo oynarım. Her gün kesin kitap okurum.

– Artık birçok hipodromda atların galoplarını izleyebiliyoruz? Sence yarış sever bir atın galobunu izlerken nelere dikkat etmelidir?

Galoplarda dikkat edecekleri hususların başında atların kaç metre galop yaptığı ve sonlardaki akışı geliyor. Ayrıca mesela bir atın tek başına olması bazen yanıltabilir ona dikkat etmeleri lazım.

– Bu güzel sohbet için sana Yarış Dergisi adına çok teşekkür ediyorum,  son sözü sana bırakarak başarılarının devamını diliyorum.

Kendimi ve mesleğimi ifade etme adına ve her hafta sektörün farklı paydaşlarını konuk almanızdan ötürü sizlere çok teşekkür ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Gökhan Ormancı ve Metehan Kılıç
News Reporter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir