At Yarışlarının en büyük yüzü Kraliçe II Elizabeth yaşamını yitirdi…

Üzerinde güneş batmayan imparatorluğun güneş gibi parlayan kraliçesi Elizabeth Alexandra Mary yani Kraliçe II. Elizabeth 96 yaşında hayatını kaybetti.

Asaletin sembolü olan atları çok seven, atlarla ilgili engin bilgi birikiminin yanında en büyük zevki at binmek ve at yarışları izlemek olan Kraliçe Elizabeth’in en sevdiği romanlar da atlarla ilgiliydi…

Kendi atlarıyla ilk yarışını 1953 yılında kazanan, 1954 ve 1957 yıllarında en başarılı at sahibi seçilen Kraliçe Elizabeth, iyi bir safkan yarış atı yetiştiricisiydi ve pandemi döneminde dahi ilerleyen yaşına rağmen at binme tutkusundan vazgeçmemişti…

Hastalığı döneminde İngiltere’de Parlamento’nun yeni yasama yılı açılış törenine dahi katılamayan Kraliçe, buna rağmen atlara olan tutkusundan vazgeçememiş ve Windsor Kalesi’nde gerçekleştirilen Kraliyet At Gösterisini izlemeye gitmişti.

Hayatı boyunca İngiliz ve küresel at yarışlarının en büyük yüzlerinden biri oldu.

Türkiye ziyareti, Som Altın Kupa ve Banknote…

1971 yılında ülkemize yaptığı ziyaret esnasında hipodroma teşrif eden ve adına düzenlenen koşuyu yerinde izleyip, kazanan safkan Akkor’un sahibesi Gülsüm Eliyeşil’e kupayı takdim eden Kraliçe II. Elizabeth, daha sonra som altından bir kupayı ülkemize göndermiş ve bu yarışı üst üste 3 yıl kazanan eküriye hediye edilmesini istemişti.

Cemiloğlu Ekürisi Kraliçe II. Elizabeth Koşusunu 3 kez üst üste kazanarak 1971 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından özel hazırlatılan som altından yapılma kupanın ebedi sahibi oldu.

Son kez 2008 yılında ülkemize gelen Kraliçe, 16 Mayıs 2008 Cuma günü Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Yasin Kadri Ekinci ve beraberindeki heyeti İngiltere Büyükelçiliğinde kabul ederek bir süre sohbet etmiş, Büyükelçilikte yapılan bu kabulde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, TJK Yönetim Kurulu Üyesi Esra Atman Özyiğit ve çok sayıda üst düzey davetli katılmıştı.

Kraliçe sahibi olduğu ve G1 koşu galipleri Suzi Gold ve Tarsus Beyazı gibi yavruları pistlerimize kazandıran Banknote isimli safkanını da ülkemizde aygırlık yapması adına Türkiye Jokey Kulübüne hediye etmişti.



News Reporter

6 thoughts on “At Yarışlarının en büyük yüzü Kraliçe II Elizabeth yaşamını yitirdi…

  1. “Üzerinde güneş batmayan imparatorluğun güneş gibi parlayan kraliçesi Elizabeth Alexandra Mary yani Kraliçe II. Elizabeth”

    “Hayatları entrika yalan dolan şirk ve satanizm üzerine kurulmuş olan, insanları sömüren, öldüren, fitne fesat çıkaran ve en önemlisi en büyük zulümleri eden bir korkak imparatorluğunun şafaktaki karanlık prensesiydi”.
    Böyle yazılması gerekirdi!!!
    Aksini söyleyebilirmisiniz? Ozaman tarihe ihanet etmiş olurdunuz.
    Bende atları severim. Nedenmi? Basit çünkü Allah yaratmış, ağzı var dili yok, empati kurulabilen nadir hayvanlardan, dünya da 2 canlının birlikte yaptığı başka spor yoktur. Kraliçe ELİZABET sevse ne sevmese ne? Gönderdiği aygır da Banknote,, gönderseydi en iyi aygırını, postu çıkmış aygır dan ne olur.

    Saygılar sevgiler

  2. 1971 senesinde Ankara’daki adına düzenlenen koşuya kızı prenses Ann
    ile birlikte gelmişti. Padokta Akkor’u
    görür görmez çok beğenmişti. Akkor rahmetli Ekrem Kurt ile bu koşuyu kazanıp kraliçeyi haklı çıkarmış ve Eliyeşil ekürisi bu kupayı kralıçenin
    elinden almıştı. Benim için çok nadide bir gündü.

  3. İster “karanlık” ister “parlayan” olarak niteleyin ancak kraliyet ailesinin yetiştiricilik ilgisi, sevgisi ve yetiştiriciliği tüm CommonWealth ülkelerine yaygınlaştıran motivasyonu olmasa atçılık Dünya’da bu kadar popüler olmaz, yetiştiricilik ileri gitmezdi. Yani siz isteseniz de istemeseniz de kraliyet geleneğini 70 yılı aşkın saltanatı ile devam ettiren ve öteye taşıyan II. Elizabeth atçılığın Dünya’daki en büyük yüzüdür. Bu bir veridir, bu kadar basit.

  4. İşin emperyal kısmını bir tarafa bırakırsak, atlara ve at yarışına olan sıradışı sevgisi doğrudur. Ve kraliçe olması sebebi ile bu sevgi ve ilgisi özellikle Anglo-Sakson ülkelerde atçılığın gelişmesine büyük fayda sağlamıştır. Ama benim en ilgimi çeken detay, 60-70 lerde Amerikan atçılığının, İngiliz atçılığını geçtiğini görünce uyduruk bir sebeb yaratarak, Amerikaya resmi ziyaret yapması ve Kentucky de uzun bir süre haraları incelemesidir. Aslında sahip olduğu atlara ve haraya ne olacağını da merak etmiyor değilim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir