Egedeyiz, Derbideyiz, Sendeyiz Tanzer Parlar…

Bu hafta çok özel bir konuğu ağırlıyoruz.

Ülkemizin en başarılı yarış spikerlerinden, yarışseverlerin anlatımlarından büyük keyif aldığı ve çok sevdiği Tanzer Parlar sitemize konuk oldu.

Gökhan Ormancı sordu, usta spiker cevapladı…

Bize her koşuyu ayrı bir heyecanla yaşayan ve yaşatan Tanzer Parlar seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Herkese merhabalar. Sevgili Gökhan, sohbetin tanışma kısmını kısa kesip uzun cümleleri spikerlik yaptığım yıllara ayırmak istiyorum. 10.1.69 İzmir-Buca doğumluyum. Çocukluğum ve gençliğim Şirinyer Hipodromu çevresinde geçti. 2007’de açılan yarışmayla, spikerliğe adım attım.

Sevgili Tanzer birçok yarış sever seni spiker olarak tanısa da ‘’Aprantiler ve Öyküler’’ adlı kitabınla da bir eser yazarısın. Seni bu yönünle de tanımak isteriz.

Aslında küçük yaşlardan beri yazmaya tutkuluyum. Çokça kitap okunan bir evde büyüdüm. O denli ki; 5 yaşımdayken bile okuma bilmememe rağmen annemin bize okuduğu kitapları ezberime alır, sonra kitabı açar, okuyormuş gibi yapardım. Babam uzun gece sohbetlerimizde bize hikayeler anlatır ve biz ailecek ağzı açık dinlerdik. Bu arada ikinci kitap hazır, üçüncüsü de neredeyse tamam ama kendini çok eleştiren biriyim ve yazdıklarımda değişiklikler yapıyorum. Henüz basıma vermediğine göre, daha zamanı gelmemiş…

Seni spikerliğe sürükleyen ilk adımı bize anlatır mısın?

70’lerin ortasıydı, babamla hipodroma (Buca’lı deyişiyle Koşuya) girdim. O gün ahırlara da gittik. Atmosfer,  çevremde tanık olduğum heyecan ve hatta at kokusu beni kendine çekti. Sonrasında elbette bir efsane: Gültekin Alpay… Örneğin İstanbul yarışlarını İzmir’de megafondan dinlemez adeta seyrettirirdi, harikaydı. Ben de tribünde olduğumda yakın arkadaşlarıma yarışları anlatırdım. Bir de TV’den futbol maçlarını anlatırdım ama at yarışı gibi. Tutku, ruhumuza çok erken girdi anlayacağın.

Tanzer Parlar yarış günü öncesini nasıl geçirir, yarışlara nasıl hazırlanır?   

Yarış günleri biz erken iş başı yapıyoruz. Dolayısıyla dost sohbetlerine vakit kalıyor. Sonrasında ses egzersizleri ve mikrofonla buluşma. Ama programa, koşan atlara hazırlık çok daha önceden programın deklare edilmesiyle başlıyor. Trende, evde, vapurda fırsat bulduğum her an her yerde forma ve at stillerini çalışıyorum. Yani hazırlığın yeri ve zamanı yok. Bu işin tatili yok.

Türkiye Jokey Kulübü, Start verildi ve mikrofon sende başlığı ile spiker yarışması düzenliyor; hayaline kavuşmak isteyen katılımcılara tavsiyelerin nelerdir?

Bu işe gerçekten hayal eden başvursun. Çünkü davulun sesi uzaktan hoş gelse de, her iş kendi içinde büyük zorluklar barındırır. Bizim işimizin de başta deplasman yolculukları olmak üzere pek çok yorucu ve zorlayıcı yani var. Yayın hatasız yapılırsa dışarıdan ‘kolay’ görünür. Bunu her gün becerebilmek zor iştir. Mesela bir futbolcu, gol atmayı kolay gibi gösterebilir ama öncesinde büyük ve özverili bir çalışma, o anda ise güçlü bir yoğunlaşma gerekir.

Her koşuyu ayrı bir heyecan ile yarış severlere aktarıyorsun, ama bunların arasında unutamadığın ve en çok heyecan yaşadığın koşuyu bizlerle paylaşır mısın?

Gazi Koşularında belli etmesek de ellerimiz titrer. Çok özeldir, ama benim unutmadığım yarış 2014 Ege Derbisidir. Yarış sonunda tribünlerin bana tezahürat etmesi, alkışlamaları yarış severle bağımızın ne denli güçlü olduğunu göstermesi açısından unutulmaz bir andı.

Sevgili Tanzer, son sözü sana bırakmadan önce bu güzel sohbet için Yarış Dergisi ve takipçileri adına sana çok teşekkür eder ve başarılarının devamını dilerim.

Gökhan, yarış zaten kendisi yükü ve coşkudur. Bazı yarışlar vardır, çıkışla beraber sizi içine alır. O anlarda beyninizden, kalbinizden, o mücadele dışında hiç bir şey geçmez. Bu benim için bir çeşit terapidir. O an atlar, başka hiçbir şey yok. Çoğu zaman anlatırken neler söylediğini bile bilmem. Sonrasında dinlerim. Bu iş sevgi hatta aşk işidir. Bütün dünyada sevdiği ve istediği işi yapan kaç kişi vardır? Ben bu açıdan kendimi çok şanslı hissediyorum. İnsanın tutkusundan para kazanması büyük bir lütuftur. Son olarak bu büyük camianın her öğesine tekrar selamlarımı gönderiyorum…



News Reporter

10 thoughts on “Egedeyiz, Derbideyiz, Sendeyiz Tanzer Parlar…

    1. Cemal bey, bence yarış seyretmeyi bırakın… anlamıyorsun. İşini on numara yapanlara da saygı göster.. Kaç tane spiker yarış seyircisinden tezahürat ve alkış aldı. Rahmetli Gültekin Alpay bu işin duayenidir ve yeni nesil spikerlerde ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Ali bey de bilgi ve tecrübesi ile bu işe gönül vermiş arkadaşları yetiştirmeye çalışıyor

    2. Adam İstiklal Marşı’mızı okusa sabaha kadar dinlenecek kıvamda etkili ses tonu var sen Tv’nin sesini kısıyormuşsun, boş eleştiri yapanlara genelde gaz gevşetici Lansor diye bir mide ilacı var. Tavsiye ederim

  1. Geziye çıkınca bizim yorum güme gitti:d sıkıntı yok siz de haklısınız.
    O zaman Tanzer babanın efsaneler arasına girmiş;
    “Koşuda son 100, iki safkan burun burunaaa, yan yanaa, omuz omuzaaa, direne direnee [bu benden:)] birincilik mücadelessiii veriyor, kooşuuu fotoodaa bitiyoorrr.. Allahına gurban emmi seninn:) Böyle değerlere sahip çıkmamız lazım

  2. İnadım inat yollayacağım bu mesajı:) Tanzer babanın efsane repliklerinden bir demet; “iki safkan son yüzee, burun burunaaa, yan yanaaa, omuz omuzaaa, direne direneeee fotoya birliktee giriyoorrr:)”
    Allahına gurban emmi ne de güzel anlattın o yarışı, yatsak bile zorumuza gitmiyor. Tanzer abi gibi değerlere sahip çıkmamız lazım. Bu yönde yaptığınız röportaj için ayrıca teşekkür ediyorum sevgili Gökhan Ormancı:)

  3. Üstad yayımlamışssınız mesajımı, son mesaja gerek yok yayımlamassanız sevinirim. Saygılar

  4. Bu arada Yarış Dergisi nezdinde sevgili Gökhan Ormancı’ya böyle değerlere yaşarken hakettiği değerleri veren röportajlar yaptığı için yarışsever olarak ayrıca teşekkür ediyorum

  5. “Last exit once rakipleri sonrada alkisları arkasina alıyor…ege derbisini last exit halis karataşla kazaniyor.”bende hic unutmam.cok takdir ettiğim bir spiker.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir