Hedefleri büyük genç apranti; Eray ÇİZİK:..

Gökhan Ormancı’nın bu haftaki konuğu, son dönem mezun olan başarılı ve çalışkan aprantilerden Eray ÇİZİK…

– Bize biraz kendinden bahseder misin?

Eray Çizik: 18 yaşındayım. Şanlıurfa Siverek doğumluyum. Boyum 1.66, kilom 50… 2022 yılında Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezinden mezun oldum. Kısaca böyle tanıtabilirim kendimi…

– Meslek hayatının henüz 21’inci koşusunda birincilik ile tanıştın. Neler hissettin bizimle paylaşır mısın?

Eray Çizik: 21’inci yarışımda ilk birinciliğimi elde etim. Aslında ben daha erken bekliyordum, bence biraz geç oldu. Başarımın sırı çok çalışmam, hırslı, azimli olmamam ve hiç pes etmememe bağlıyorum. Daha iyi yerlere geleceğime inanıyorum. Bunun için elimden gelenin fazlasını yapacağım. Daha yolun çok başındayım.

– Ailende atçı var mı? En çok desteği kim ya da kimlerden görüyorsun?

Eray Çizik: Ben daha 5-6 yaşındayken babamın atları vardı ve o günden beri atlarımız var. Ben 6 yaşından beri hep hipodroma gidip gelirdim. Atlarla olan ilgim ve sevgim daha da artı… Jokey olacağım diyordum ve o günden beri hep jokeylik hayali kuruyordum, sabırsızlıkla o günün gelmesini bekliyordum.

Bu süreçte ailem sağ olsun hep yanımdaydılar… Benim en büyük destekçim ailem… İyi günde, kötü günde hep yanımdalar ve bende onları gururlandırmak istiyorum.

– Seni sürekli idmanlarda görüyoruz. Başarının temeli idmana çıkman olabilir mi?

Eray Çizik: Ben 1.5 ay önce lisansımı aldım ve yarış binmeye başladım. Hiç bir zaman idmanımı aksatmadan her gün gidiyorum. Acil bir durum olmadığı sürece sürekli her sabah saat 3.30 da kalkıyorum ve idmana gidiyorum. Bence jokeyliğin en büyük temeli idmandır. Çünkü atları sürekli yakından görüyorsun, hangi atın kenteri iyi, hangi atlar nasıl çalışıyor, keyfi neşesi yerinde mi, at sahipleri ve antrenörlerle hep iç içe oluyorum ve böylece beni yakından tanımış oluyorlar. En önemlisi kendimi geliştiriyorum. Kamçı kullanımı olsun, yarış kondisyonu olsun yarışta denemek istediğimi galopta yapıyorum. Sanırım bu çalışmam da bana pozitif yönce tecrübe katıyor.

– Örnek aldığın meslektaşın var mı?

Eray Çizik: İllaki herkesin örnek aldığı bir jokey vardır. Benim örnek aldığım jokey kesinlikle Halis abi ama ben tüm iyi jokeylerin yarışını izliyorum ve takip ediyorum. Hepsinin iyi bir yanını alıyorum. Örnek veriyorum birinin yer tutuşunu, birinin kamçı kullanımı birinin itişini, bunun gibi bir çok şey var…

– Sosyal hayatına vakit ayırabiliyor musun?

Eray Çizik: Sosyal hayatıma şimdilik vakit ayıramıyorum, çok erken saatte kalkıyor ve idmana gidiyorum. İdmandan geldikten sonra da hemen yatıyorum. Çünkü o yorgunluğu uykumu alarak atmak zorundayım.

2 haftada bir istirahat günüm oluyor o zaman biraz vakit ayırabiliyorum.

– Kısa kariyerinde unutamadığın bir yarış?

Eray Çizik: Benim unutamadığım yarışım ilk kazandığım yarıştı. Atım çok şanslı değildi. Önde koşan bir attı ve yarışta çok kalabalıktı. Yani hiç beklemiyordum doğrusu, ondan sonra çıkışla beraber kafaya çıkmaya çalıştım. Bir tane atla biraz boğuştuk kafaya çıkmak için 1000’lerin orada liderliği aldım ve atıma nefes verdim. 600 geçilirken kazanma hissi gelmişti. Çok heyecan yaptım. Düzlüğe çıktığımda kafam sürekli finişteydi, hep oraya bakıyorum. Bitti bitecek, biti bitecek derken kazandım. Ondan sonra zaten havalara uçtum resmen… Gerçekten çok güzel bir duygu ve çok gurur verici… Umarım isteyen tüm meslektaşlarıma nasip olur.

– Mesleğinde daha başarılı olmak için neler yapıyorsun?

Eray Çizik: Mesleğimde daha başarılı olmak için idmanımı kesinlikle kaçırmıyorum. Sürekli yarışları izliyorum. Sürekli programları takip ediyorum. At sahipleri ve antrenörlerle iletişimimi çok iyi tutmaya çalışıyorum. Yemeğime ve içtiğime çok dikkat ediyorum. Zaman buldukça spor yapıyorum. Bazen sahada yürüyüş yapıyorum bunun gibi daha birçok  şey yapıyorum.

– Bir sene sonra mesleki kariyer açısından kendini nerede görüyorsun? Hedeflerin, hayallerin?

Eray Çizik: Ben bir sene sonra kendimi büyük yarışlar kazanarak ve Gazi koşusunda at binerken görüyorum. Bu büyük koşuyu en kısa zamanda kazanacağıma inanıyorum.  Bunun için her bindiğim yarışta daha da iyi olmam, kendime yeni bir şeyler katmak gerektiğini biliyorum. Tüm yarışlarımı izliyorum, her bir yarışta kendimi dahad a çok geliştiriyorum. Benim en büyük hayalim ailemi mutlu etmek ve gururlandırmak. Daha sonra çok sevdiğim arabayı alacağıma inanıyorum.

– Apranti okulunda almış olduğun mesleki eğitim deneyimini bize yorumlar mısın?

Eray Çizik: Apranti okulunda normalde 2 senenin sonunda mezun olmaya hak kazanılıyor. Benim zamanımda pandemiden dolayı 1 sene evde uzaktan eğitim almaya başladık. Bir senenin sonunda yine apranti okuluna gittim. Yine okulda bir sene telafi eğitim aldım. Toplam 4 sene okul okudum. Bu süreç bana hem iyi, hem de kötü oldu. Daha fazla ders yaptık, daha fazla at bindim, artık tam yarış binme kıvamına geldim. Kötü olan tarafı da çok zaman kaybettim. Ama her şeye rağmen hiç pes etmedim, her zaman işimi düzgün bir şekilde yapmaya gayret ettim. Aslında okulda anlıyorsun artık hayata atıldığını, büyüdüğünü anlıyorsun. Bir şeyler yapman gerektiğini ve birilerinin senden beklentileri olduğunu… Orada hayata dair her şeyi öğreniyorsun ama aslında gerçek hayat mezun olduktan sonra başlıyor.

– Jokeylik hayali kuran adaylara önerilerin var mı?

Eray Çizik: Jokey olmak isteyen tüm adaylara şunu söylemek istiyorum. Eğer gerçekten jokey olmak istiyorlarsa sürekli yarış izlesinler. Hangi jokey nerede hata yapıyor, kim nasıl kamçı kullanıyor, kim nasıl yer tutuyor? Hangi jokey gibi binmek istiyorlarda o jokeyi takip etsinler. Bunlar çok önemli. Ata saygısı ve sevgisi olmalı, atlar varsa biz de varız. Kendine çok iyi bakmalı, bir sporcu gibi beslenmeli, çok çalışkan olmalı ve hiç pes etmemesi gerekiyor bu mesleği seçmek isteyen kardeşlerimin…

– Bugün sen ve senin gibi yeni mezun olan meslektaşlarının daha başarılı olması için sektörden (Antrenör, at sahibi vs) beklentilerin nelerdir?

Eray Çizik: At sahipleri ve antrenörlerden beklentim çalışıp emek veren, işini hakkıyla yapan tüm meslektaşlarıma şans verilmeli. Bazen hatada yaptığımız oluyor, bazen gerçekten ata yarışı da kaybettirebiliyoruz ama bizler ancak yarış binerek kendimizi geliştirebiliriz ve tecrübe kazanabiliriz. Bunun için at sahipleri ve antrenörlerin bize karşı toleranslı olmaları, bize şans vermeleri ve yardım etmeleri gerekiyor. Ancak öyle hatalarımızı düzeltebiliriz, daha iyi yerlere gelebilir ve sektöre kazandırılabiliriz.

– Seni seven ve takip eden yarış severlere bir mesajın olacak mı?

Eray Çizik: Beni izleyen destekleyen veya desteklemeyen tüm yarışseverlere buradan çok çok selamlarımı iletiyorum. Yarışlar onlar sayesinde çok güzel ve çok zevkli oluyor. Onlar varsa bizlerde varız… Yarışeverler sayesinde hipodromda ve yarışlarda mükemmel bir atmosfer oluyor. Umarım bu atmosfer hiçbir zaman bozulmaz ve Türk yarışçılığımız her zaman daha da ilerlemeye devam eder.

Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım. Önümüzdeki yarışlarda görüşmek üzere…



News Reporter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.