Konumuz PERİ LİNA ve GOOD CURRY…

KONUMUZ PERİ LİNA VE GOOD CURRY

Bir Görüş… Bir Farklı Seçenek…

Peri Lina ile Good Curry’nin yarışlarını izledik. Onlardan daha fazlasını beklediğimizi -kendi adıma- söylemeliyim ama aldıkları sonuçlardan sonra da, “yüzlerimiz düşmedi”

Hatta daha fazlasını yapabileceklerini gösterip, bizler gibi “ümit tacirlerini” haklı çıkardılar… Koşuların hemen sonrasında görüşlerimizi sizlerle “sıcağı sıcağına” paylaşmıştık. Peri Lina start içinde o sıkıntıları yaşamasa ve koşunun ilk metrelerindeki sertlikleri yapmasa, ikinciliği cebine koyardı. Selim Kaya’nın koşu sonrası yaptığı açıklamada aynen böyle.

Sonrasında neler olur?

“İyi şeyler” olabilmesi için Peri Lina’nın öncelikle o mental sıkıntılarını atması gerek… Zaten bu tür atların orada koşmasına pek sıcak bakmıyorlar. Geçen yıl bir ilgilileriyle World Cup öncesi konuşmuştuk. Oraya gelen dünyanın en değerli atlarının sağlıklarından sorumlu olduklarını ve bu nedenle titiz davrandıklarını söylediler. Örneğin idman programını pistte 10-12 at olacak biçimde düzenlemişler. Her grup çalıştıktan sonra, piste tırmıklar çekiliyor. Arrogate’in her sabah yaptığı start provalarını sizlere anlatmıştım. Dünyanın en iyi atı bile olsa, bu kurallar uygulanıyor.

İşin teknik yönüne gelince…

Bundan sonra dişilere “pozitif” ayrımcılık yok. Erkeklerle birlikte koşacaklar…

Peri Lina’nın program değişmezse, hedef 9 Mart Cumartesi günkü 1800 mt.lik G1 Jebel Hatta…

2000 yılından bu yana, Jebel Hatta’yı kazanan dişi safkan sayısı üç ve son kez 2013 yılında bunu (Meydan Hipodromunda) başaran Sajjhaa… Sajjhaa, son gün G1 Dubai Duty Free’yi de pist rekoru kırarak kazanan müthiş bir safkandı.

Peri Lina’nın bundan sonra erkek rakiplerle koşacak olması sürpriz değil ama 97 puana düşmesi sorun yaratabilir. Bunca yıldır, son günkü G1 Dubai Turf’te 109 puanın altında katılabilen at yok. O da geçen yıl Godolphin Ekürisinin safkanı Promising Run olmuştu. Sanırım boş start kaldığı ve at Dubai’de olduğu için koşabildi. Peri Lina için 97 puan, Süper Cumartesi sorun yaratmayabilir ama G1 Jebel Hatta’da çok iyi sonuç alamaması son günün yarışmacılarından biri olmasını hayli zora sokar.

Ve Good Curry…

108 puanını korudu. Bu puanla son gün koşma konusunda bir sıkıntı yaşamaması gerek. Good Cury’nin Dubai’ye gitmesi kesinleşip, 1200 metrelik yarışları koşacağını öğrenince, seçilen mesafeye itiraz etmiştim. Yoksa yarış yerindeki dostlarımızla ortak fikrimiz; Peri Lina ile Good Curry’nin ülkemizi yurt dışında temsil edebilecek en iyi safkanlar olduğuydu.

Ben elbette ki atın sahibi, ilgilisi falan… Yani bu konu karar verecek olanlardan değilim. Herkes gibi bir düşüncem var; sadece onu seslendiriyorum. Ayrıca her yarışsever, bu durumlarda, bu kalitedeki atların biraz da sahibidir. Hangi yarışı seçecekler, hangi jokey binecek… Hangimiz karışmayız?

Good Curry, hepimizin bildiği gibi, tempolu ve temposunu uzun süre koruyabilecek nefese sahip bir safkan. Bu görüşte buluşuyorsak, şimdi önemli olan, safkanın özelliklerini optimum biçimde kullanabileceği yarış mesafesini konuşalım.

Sayın İsmail Hadioğlu, Dubai Racing TV’ye verdiği söyleşide; Good Curry’nin aslında 1200 metre atı olduğunu, ülkemizde bu mesafeli koşuların azlığı nedeniyle diğer mesafeleri koştuklarını söyledi. Bu at sahibinin görüşüdür ve saygı duymak gerek. Fakat 2015 yılından beri aralıksız koşan, yedi yaşındaki bir safkandan söz ediyoruz. Bu süreçte katıldığı 22 koşuda sadece bir kez 1200 metre koşmuşsa, onu iki ayda “aslına döndürmenin” çok güç, belki de olanaksız olduğu görüşündeyiz. Ülkemizdeki sprint koşularını, Good Curry’nin idman sistemini değiştirmeden de kazanabilirsiniz ama yurt dışında “işin rengi” farklı…

Çok da önemsenmeyecek rakiplerle koştuğu handikapta gördük ki, Good Cury onların start çıkışındaki ilk hızlarına ulaşamıyor. Bunda yaklaşık dört aydır start almamasının etkisi de olabilir ama bence asıl sorun onlar kadar hızlı olmaması. Karnavalın sprint atları –Trakus’a göre- 1200 metrelik yarışların ilk 800’lerini 24,5-47,5 dolaylarında geçiyorlar. (Bizim yarışımızın Trakus kayıtlarının olmayışı büyük şanssızlık.) Son gün koşan USA atları ise bu dereceleri 47 saniye, hatta biraz daha altına indirecekler. Sonlarda yavaşlıyorlar ama bu arada “atı alan Üsküdar’ı geçiyor…” Aynı izlediğimiz koşuda olduğu gibi…

Son 400’ün de ise Good Curry’nin öndeki rakipleriyle olan farkı belirgin biçimde azaltması önemli bir nokta. Benim savım şu: Dördüncü kaldığımız bu koşu 1400 metre olsaydı, safkanımız öndeki rakiplerini yakalar ve onlarla birlikte potoya girerdi. Gerçi bu rakiplerin çoğu, koşu 1400 metre olsa koşmazdı. Çünkü onların da bu hızlarını 1400 metre boyunca koruyamayacakları biliniyor.

O zaman bizim yapmamız gereken, atımızdan optimum gücü alabileceğimiz mesafe aralığında koşular seçmek. Günümüz koşullarında hedefe uygun yarışlar olarak 9 Mart Cumartesi G3 Burj Nahar ve 30 Mart Cumartesi G2 Godolphin Mile görünüyor. Kum pistteki bu iki koşunun da mesafesi 1600 metre. Good Curry’nin bu mesafeyi koşabilmesi için önümüzdeki hazırlık süreci yeterli olmaz mı?

2015 yılından beri bu pistte koşulan 1200 metrelik G1 Dubai Golden Shaheen 1.10’luk derecelerle sonuçlanıyor. Geçen yıl Mind Your Biscuit’in 1.10.17 ile pist rekoru kırarak kazandığı koşu gerçekten unutulacak gibi değildi. Mind Your Biscuit bu koşuyu iki yıl üst üste kazandı ama neyse ki aygır oldu, bu yıl yok… Fakat geçen yılın ikinci ve üçüncüsü X Y Jet ile Roy H şimdiden rezervasyonlarını yaptırdılar. USA’dan  Imperial Hint, Whitmore ve Promises Fulfilled, Japonya’dan Graceful Leap ve Matera Sky da onlara katılması beklenen isimler.

G2 Godolphin Mile, içinde yıldızları barındırmayan daha sıradan bir yarış. Hatta geçen yıl, gecenin açılış koşusu yapıp, Arap atlarından da önce koşturdular.

Bu nedenle haksızlık yapmak da istemem…

G1 Dubai Golden Shaheen’deki rakiplerle koşma şansını G1 Breeders’ Cup Sprint’te bile bulmak güç. Bu yarışı koşmak; ne sonuç alırsanız alın, atınızı unutulmayacak bir olayın parçası yapmak ve sizin de anlatılacak bir atçılık öyküsüne sahip olmanız demek. Bunun Dubai’deki eşdeğeri nedir diye sorarsanız; “mile yarışını kazanmak, hadi bilemediniz orada ikinci olmaktır” derim. Ayrıca o koşu da “çantada keklik” değil.

Büyüklerimiz “Boğulacaksan, büyük denizde boğul” diye boşuna mı demiş…

Reşat Yurday Köstem
News Reporter

2 thoughts on “Konumuz PERİ LİNA ve GOOD CURRY…

  1. Yazınız önemli gerçekler içeriyor. Özellikle Good Curry bölümünde mesafeler ile ilgili vurgularınız ,kişisel merakım nedeniyle takdire şayan.
    Yazınızda konusuda geçen Mind Your Biscuits ‘in (ki kısrak babası Toccet olması nedeniyle,hakkında her haberi takip ettiğim bir at) jübile yarışını çok yalnış bir seçimle Breeders Cup Classic olarak yapması, önkayıtlardan itibaren eleştirilmişti. Rekabetin ve iyi atların sınırsız sayıda olduğu ABD gibi yerlerde herkes mesafesini koşmakta ve diğer mesafe kayıtlarına göz dahi atmamakta. Zaten bir macera aranıncada, sonuç genelde hüsran oluyor yukardaki Breeders Classic örneğinde olduğu gibi. Atlar iyi analiz edilebildiğinde en yüksek verim alınabiliyorki ,hayatının ilk yarışına 1600 veya üstünde bir mesafede başlayan birçok at olabiliyor. Elbette Türkiye için şu an birçoğu ütopik bunların,ama madem siz vurguladınız, fırsat bu diye katıldığımı belirtmek istedim. İyi günler dilerim.

  2. Mesafe konusuna yürekten katılıyorum. Daha da ileri gideyim. Tekrar seyredilirse görülecektir. Son metrelere doğru safkanımızın ivme artışı müthişti. Halis Karataş iç kulvara sıkışmıştı. Mesafe kısalığından atımızı biraz daha orta kulavara alamadı. Önünde de atlar vardı, araya girecek yer de yoktu. Üstelik H.Karataş hepimizin bildiği gibi dışarıdan atak yapmakta ustadır, maalesef içeride kaldı. Buna rağmen o daracık yerde atımız harika koştu ve PUSMADI. Rakiplerden korkmadı. Bence bu pisti sevdi. O yarış 1400 olsa bence kesin kazanacaktı. 1600 metre bence de atımız için çok uygun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir