Körfezden selam var..!

Körfezden selam var…

Bu haftaki konuğumuz yurtdışında Türk Jokeyliğini başarı ile temsil eden gençlerden İsmail Koyuncu

Dünyanın pek çok yerinde at bine Koyuncu ile Gökhan Ormancı konuştu…

•••

İsmail seni yakından tanıyabilir miyiz?

1988 İstanbul doğumluyum. İki kardeşiz daha doğrusu ikiziz. Kardeşim Tolga koyuncu Almanya’da aktif jokeylik yapmakta Babam Abdullah Koyuncu eski jokey ve şu an antrenörlük yapıyor.

Evliyim 3 kız çocuğum var. Eşimde Dubai’de profesyonel jokeylik yapıyordu. İngiltere Avustralya, Almanya, Singapur, gibi birçok önemli ülkede at bindi, kazandı ve ülkemizde de bir kere kadın binici yarışına katılma şansı buldu.

Fenerbahçe Spor Kulübünü destekliyorum.

Boş zamanlarımda müzik dinliyorum ve vurmalı çalgılar çalıyorum hobi olarak.

Seni jokeyliğe götüren süreci bizimle paylaşır mısın?

Çocukluğumdan beri atlar çok büyük tutkum oldu. Çünkü ben ve ailemin hayatımız boyunca başka bir işi olmadı. Hep bu işten ekmeğimizi kazandık.

Manevi olarak bakacak olursak Sayın Sürmeli Karaca’nın ekibinde yıllarca emek verdi babam… Onun meşhur Ağa Karaca isimli atı bizim bu işe ilk ısınma sebebimiz diyebilirim.

Bizim diyorum burada kardeşimi de katmak zorundayım çünkü. Biz Ağa Karaca aşığıydık, İzmir’de koştuğu yarışlara bile götürürdü babam bizi kardeşimle…  Bu böyle attığımız ilk adım diyebilirim.

Daha sonra ilköğretimi tamamlayıp apranti okuluna başladım. Tabi bu süre zarfı içinde daima ahırlarda babamla beraberdim. Atlara binek yapmayı işin başlangıç evrelerini hep babamın yanında öğrendim. Babamın resimlerine bakarak büyüdük biz, onun çalıştığı ekipte koşan atları izleyerek… Bu yüzden içimize işledi at sevgisi, bundan dolayı bu mesleği seçtik diyebilirim.

İllaki her çocuk babası gibi olmak ister bizde onun yolundan gittik.

Kariyerine şu anda yurt dışında devam ettiğini biliyoruz, Öncelikle nerede olduğunu ve deneyimlerini bizim ile paylaşır mısın?

Şuan Kuveyt’teyim ve ikinci sezonum burada… 3 hafta oldu geleli ve çok şükür ilk birinciliğimi aldım. Bunun öncesi 2008 yılından beri Fransa, Almanya, İtalya, Sudi Arabistan, Dubai, Katar, Umman Sultanlığı gibi birçok ülkede at binme fırsatım oldu.

Bu konuda ülkem adına kendimle gurur duyuyorum. Çünkü bireysel bir spor gibi gözükse de gittiğim her yerde Türk jokey diye anılmak benim için ekstra bir onur kaynağı… Kendi çabalarım ve ailemin desteği ile birçok ülkede bayrağımızı dalgalandırdım çok şükür.

Son 7 senemi Körfez ülkelerinde geçiriyorum.

Arapçam ve İngilizcem iyi sevide olduğu için ve eşimde Arap olduğu için dillerine ve kültürlerine alışkınım. Bu yüzden benim için kolay oluyor onlarla anlaşmak. Dubai’de ilk katıldığım yarışı kazanarak başladım ama haftasına talihsiz bir kaza geçirdim ve dizimde yan bağlar koptu. Sezonun son 1.5 ayı binme fırsatı buldum tekrar ve son yarış günü kazanarak kapattım. Daha sonra biraz daha yavaş başladım umduğum gibi gitmiyordu.

Ve sonra iki yarış koşmuş geri gelmiş bir atla çok güzel atları geçerek güzel bir yarış kazandım, o dönüm noktam oldu.

2016 ve 2017’de yılın aprantisi ödülünü aldım o sene Jabal Ali Hipodromunda…

Dubai çok zor bir ülke yarışçılık anlamında, şöyle ki her sene kendi üzerinize eklemeniz gerek neden? Çünkü her sene dünyanın farklı ülkelerinden farklı jokeyler geliyor… Bir nevi şampiyonalar ligi ve zaten hali hazırda ismimi çok duyduğumuz ünlü jokeylerde at biniyor sezon içinde… Bu sebeple çok çok iyi olmanız gerek.

İdman sistemleri bizimkilere göre çok farklı orijinler çok kaliteli yarışçılık dünyasının parlayan yıldızı diyebilirim çünkü çok büyük yatırımlar yapılıyor.

Kendi adıma da şanslıyım diyebilirim çünkü TV den seyrettiğimiz bir çok ünlü jokey antrenör ile bu dönemlerde yakından tanışma dostluk kurma şansım oldu ve en önemlisi tecrübelerinden yararlanma fırsatı buldum.

Lakin şuan Kuveyt’te biniyorum.

Maalesef 2 sene önce üzücü bir kaza geçirdim ve ayağım 4 yerden kırıldı. O dönemde Kuveyt’ten teklif geldi ve bende Dubai için yetersiz gördüm kendimi, buraya geldim. Sezon ortasıydı, 2.5 aylık bir zaman vardı. Kısa zamanda 7 birincilik ve birçok tabela yaparak sezonu bitirdim ve Kuveyt’e ısındım. Bu yüzden burada devam ediyorum.

Bize bir gününü nasıl geçirdiğini anlatır mısın? 

Şuan için söyleyecek olursak, burada 4 gün yarış olduğundan çok fazla bir vaktimiz olmuyor. Havalar sıcak olduğundan genelde insanlar gündüzleri pek bir şey yapmıyorlar. Akşamları burada gelenek herkes birilerinin ahırına misafir olur ve yarışlar hakkında konuşur, tartışır ve şakalar yapar. Bir aile ortamı var diyebilirim. Gündüz güzel bir uyku çektikten sonra akşamları genelde hep toplanıyoruz ve atçılık sohbetleri ediyoruz.



Senin gibi deneyim yaşamak isteyen meslektaşlarında bir mesajın var mı?

Bu soru en çok cevaplamak istediğim kısım… Birçok arkadaşımız kardeşimiz soruyor,   buradan bunu net ve şeffaf cevaplamış olayım; Yurt dışına çıktığımda hep gördüğüm ve imrendiğim şey her ülkeden bir kaç jokeyin olması… Hep derim ‘neden bizimde şöyle birkaç arkadaşımız olmuyor fena mı olurdu?’ diye…

Ama maalesef anlaşmak çok zor, bana hep soruyorlar bize de yer ayarlar mısın gelmek istiyoruz. Ben çok isterim ama maalesef bizim işimiz tamamen diyaloğa dayalı bir iş, dil olmadan çok zor. Benim arkadaşlarıma kardeşlerime tavsiyem eğer ki jokeylik mesleğini yurt dışında yapmak istiyorlarsa ve gerçekten gönül verdilerse, farklı hobileri yerine boş zamanlarında İngilizce çalışsınlar. Zaten ellerinde altın bilezikleri var ve profesyonel lisanslılar… İngilizceye hâkim olduklarında ihtiyaçları olan tek şey sıkı çalışmak ve kazanmak.

Bu güzel sohbet için sana Yarış Dergisi adına çok teşekkür ediyorum,  son sözü sana bırakarak başarılarının devamını diliyorum.

Son olarak ben toplamda 8 senedir yurt dışında bindiğim için Dubai Komiserleri benim lisansımı Jokey olarak çevirdiler ve jokey olarak at biniyorum. Şuan ülkemde 100 yarışı daha tamamlayamadım ama ülkeme döndüğümde daha çok şans bulmak ve jokeyliğimi tamamlamak istiyorum. Bu bağlamda antrenör büyüklerimin abilerimin gerek yaşımdan ve tecrübemden bana biraz daha şans vermelerini rica ediyorum.

Ve bana böyle bir şansı sunduğunuz için Yarış Dergisine çok ama çok teşekkür ediyorum.

Yarış camiasına ve yarış severlere selamlarımı saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.



News Reporter

1 thought on “Körfezden selam var..!

  1. Allah yolunu bahtını açık etsin kardeşim. Rabbim kaza bela vermesin Ailene bağışlasın seni. Çok riskli bir işiniz var. Ama lütfen insanlığından dürüstlüğünden ödün verme hak yeme yedirme. Gökhan seni youtebden her gün takip ediyorum. Bugün dementedle altılıdan oldum. Jokeyi özür dilemiş helallik istemiş. Samimiyetine inandım hakkımı helal ettim. Çünkü onda hakkım vardı. Altılıyı yakalasam evime erzak alacaktım. Dün de Emrah Sincan efendi OMERE ile ikilimi ve ilk altılımı yatırdı. Senin aracılığınla cevap bekliyorum kardeşim Emrah Sincan’dan. Hiç tay teşviği sevmiyor muhabbetine girmesin. Teşviği sevmeyen atıda gördük nasıl yarış kazandığını. Açıklama yapmaz ise kasıtlı yaptıysa hakkım haram zehir zıkkım olsun. Kasıtlı yapmadıysa zaten mesele yok. Bir de senden ve ekibinden ricam biz hakkımız ile ilgili gayet saygılı hak ararken bize hümanistlik yapmasınlar varsa bir geçerli açıklamaları Alaattin Küründük gibi söylesinler. Ama yoksa da bariz hata yapan jokey arkadaşlarınızı korumaya kalmasınlar. Ne oldum deme ne olacağım de. Benden söylemesi. Saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir