LEVENT SARIKAYA’nın Konuşmasından Notlar

24 Şubat 2019 Pazar günü yapılan Türkiye Jokey Kulübü 2019 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında, Yönetim Kurulu faaliyetlerinin lehinde veya aleyhinde söz alan üyelerden Levent Sarıkaya’nın konuşmasından tutabildiğimiz notlar;

Levent Sarıkaya;

Öncelikle Yarış İkramiyeleri ve Jokey Montları gibi konularda yapılan çalışmalar için teşekkür ediyorum. Ülke atçılığı için pozitif bir ivmedir. Tartışılmaz…

Bugün bahsetmek istediğim 2 konu var. Birincisi; Yarış Programıyla, aslında tam olarak Uluslararası Yarışlarla ilgili…

Biliyorsunuz yaklaşık 30 yıldır yapılan bu yarışlar 15-20 yıllık bir çabayla uluslararası düzeyde G2 olarak kabul edildiler. Şöyel açıklayayım; Gazi Koşumuz sadece Listed Kabul edilirken bu yarışlar uluslararası alanda gerçek G2 yarışlar olarak Kabul görmekteler. Bu sadece Türk yarışçılığına önemli bir prestij kazandırmakla kalmayıp aynı zamanda atlarımızın uluslararası alandaki puanlarını belirlemektedir. Bugün Dubai’de koşan, oraya Kabul edilen atlarımız bu puanları bizim Enternasyonal yarışlarımız sayesinde almışlardır. Onlar bu yarışlarda kendileri koşmamış olsalar dahi şampiyon Türk Atları olarak, bu yarışların prestijleri sayesinde Dubai’ye Kabul edilmişlerdir.

Doğrudur, son yıllarda genelde başarısızlıklar yaşadık ama unutmayın Waneta’nın geçtiği at G1 yarışlar kazandı. İkincilikler, üçüncülükler Türk atlarının uluslararası yarışlarda rekabet edebileceğini kanıtladı. “Yıllardır kazanamıyoruz, parayı yabancılara kaptırıyoruz. Kaldıralım bu yarışları’ diyenler oldu. Ve ne yazık ki; 2019 için bu yarışların ikramiyeleri Türk Lirası yapıldı ve önemli oranda düşürüldü. Yani ‘kaldırmadık’ demek için, böyle bir kurnazlığa başvuruldu.

Levent Sarıkaya

Bu yeni şartlarda gelen at sayısı ve kalitesi düşecektir. Belki de minimuma inecektir.  Lütfen söylermisiniz bana, hangi spor dalında ‘Biz başarısız olduk, kendimizi düzeltmeyi beceremiyoruz, o zaman çeşitli yöntemlerle uluslararası rekabetten uzaklaşalım. Kaçmadık gibi yapalım ama kaçalım’ diyen insanlar herhangi bir ilerleme kaydetmişlerdir! Bu atların gelmesine engel olalım yöntemi aslında başarısızlığı ve daha kötüsü ümitsizliği itiraf etmektir, kabullenmektedir.

Bu yaklaşım ‘üzgünüz, bir Türk atçılığını ilerletemiyoruz. Avrupa ile başa çıkacak seviyeye çıkmayı beceremiyoruz’ demektir. Böyle bir vizyon eksikliği, daha doğrusu vizyonsuzluk başarısızlık itirafıdır. ‘Avrupa’da beşinciyiz’ demekle beşinci olunmaz. Yarıştan kaçarak beşinci değil, 55’inci bile olamayız. At neslinin ıslahı, daha iyi atlar yetiştirmek, atlarımızın kalitesini ölçmek gibi konularda enternasyonal yarışlar kadar hiç bir şey daha iyi bir kriter olamaz.

Bu yeni yöntemle amaçlanan, istenilen şey olur ve daha az ve kaliteli atlar gelirse ne olacak biliyor musunuz? Bir kaç yıl içinde G2 statüsünü kaybedeceğiz, hatta G3 bile kalamayıp Listed seviyesine düşeceğiz.  30 Yıllık emek, planlama bir kaç yıl içinde harcanıp, heba edilmiş olacak!

Bu olayın atçılık kısmı dışında bir de yarışsever kısmı var. Yılda milyarlarca lira oyun oynayarak bu sektörün var olmasını sağlayan yarışseverlerin bütün bir yıl içerisinde en sevdiği, en coşkuyla katıldığı 2 gün vardır. Gazi Koşusu günü ve Enternasyonal yarış günü… Zaten yeterinde değer gösterilmiyor, yarışseverin en favori 2 gününden birini ‘Aman bu para da bize kalsın, küçük olsun bizim olsun’ yaklaşımıyla yok etmek, oynanan toplam oyunun 1000’de 1’ini ile yarışseverin keyfi, mutluluğu için ayırmamak çok üzücü…

Bizim başarısızlığı Kabul eden değil, ilerlemeyi sağlayan, rekabete açık, Avrupa ile mücadele etmeyi amaç edinen, yarışsevere bize sağladığı bu ekonomik olanaklar için müteşekkir olan ve onlara harika günler geçirtmeyi hedefleyen bir vizyona ihtiyacımız var. hatta bu günleri yok edecek değil, daha da arttıracak planlamaya ihtiyacımız var.

İkinci bahsetmek istediğim konuya gelince… ‘Bizim için Şampiyon’ filmi sektörümüz ve camiamız için çok önemli bir film oldu. 2.5 Milyon kişi izledi. Korkunç faydası oldu. Yuva yıkan at yarışları algısını hiç bir kötü tarafına yer vermeden, seyreden izleyiciler için 110 dakikada değiştirdi. İmaj çalışmaları için milyarlarca lira harcadığımız bir konuda çok büyük fayda sağladı. Müteşekkirim. Ancak TJK’nın yeterince destek verdiğini göremedim. Lale Atman’ın sosyal medyadaki paylaşımlarından takip ettim. Bu konuda bir önerim var. Haziran ayı böyle önemli filmler için ikinci bir gösterimin yapıldığı aylardır. TJK’nın sponsorluğunda Haziran ayında yeniden bir gösterim yapabilir ve bu filme hakkını teslim edebiliriz.

News Reporter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir