Saudi Cup ve Daha Fazlası…

Saudi Cup ve Daha Fazlası…

Reşat Yurday Köstem

Bu yıl ilk kez Saudi Cup mitingini yerinde izleme şansım oldu. Covid-19, saatler sürecek aktarmalı uçuşlar gibi nedenlerle önceki yıllarda gerçekleşmemişti. Körfezdeki yarışları tercih sebebim; koşu izlemek dışında, dünyanın dört bir yanından gelen özellikle iyi, hatta en iyi kum pist atlarını görmek, gezintilerini, idmanlarını ve aralarındaki mücadelelere şahit olmak… Bu olanağa yaklaşık 4,5 saatlik uçuş mesafesindeki körfez ülkelerinde ulaşmak benim için önemli bir şans.

Nasıl bir başkent göreceğimi doğrusu merak ediyordum. Kaldığımız otel, hipodrom ve havalimanına hayli yakın ama ne yazık ki kentin çöl olan bölgesindeydi. Şehir merkezini görmek için gidiş geliş 80 kilometre yolu göze almam gerekiyormuş. Benim gözüm yemedi… Bunun dışında bir hayal kırıklığı yaşamadım. Otel-hipodrom servisleri 30 dakika arayla günün geç saatlerine kadar sürüyor. Etkinlikler ve havalimanına ulaşım için özel servisler de var. Hedeflere ulaşım, ağırlama ve Doğu Kültürü’ne has ikram, kusursuz.

İşimize dönecek olursak… Önce idmanlarla başlayalım.

Hep söylüyorum, körfez ülkeleri yarışlarındaki vazgeçilmezlerden birisi sabah idmanlarını izlemek. Koşacak safkanların tümü yanı başınızda çalışıyorlar, antrenörleri de orada. Hangi atın, hangi saatte çalışacağını her gün mail ile bildiriyorlar. Bunlar büyük kolaylık. İdmanlar saat 03.30’da yerel atlarla başlıyor. Daha sonra ABD ve Japon atları bir grup, Avrupa’dan gelenler bir grup ve körfez ülkelerinin atları ayrı bir grup olarak piste çıkıyorlar. İdman seansları 45 dakika, sonrasında 15 dakika tırmık yapılıyor. Koşulara göre farklı renkteki haşa bezlerinde, her ata idmanları için verilen numaralar bulunuyor. Bu nedenle kimi izlediğinizi biliyorsunuz.

Mitingin ilk günkü önemli etkinlikleri 4 koşudan oluşan jokey yarışması ve Arap atlarına ait G1 Al Mneefah Cup’tı. Yarışmayı Fransız kadın jokey Maryline Eon, 25 puanla birinci tamamlarken, ilk beş sıranın üçünü kadın jokeyler paylaştı. Fransa’nın ünlü kadın jokeyi Maryline Eon, ilk kez yarıştığı kum pistteki ikincilik ve birinciliği ile bu yılın galibi ve 30 bin dolar ödülün sahibi oldu.  Yarışmaya dahil koşuların ikramiyeleri 400’er bin dolar ve ilk 5 sırayı alan safkanlara belli oranlarda paylaştırılıyor. Bu koşulardaki jokey montları da %20 oranında ödeniyor.

Geçen yılın G1 Obaiyah Arabian Classic galibi Tilal Al Khalidiah, ilk gün koşulan G1 Al Mneefah Cup’ı kazanarak bu mitingte ilk kez iki yıl art arda koşu kazanan ilk isim oldu. Aynı zamanda, geçen yıl kum pistte, bu yıl çim pistteki birincilikleri onun gücünü gösteriyor.

İkinci gün; içinde mutluluklar ve hayal kırıklıkları barındıran, mücadeleli yarışlar izledik…  

Örneğin, mitingin amiral gemisi olan Saudi Cup’ın birincilik senaryosu son 300 metrede 3 kez değişti… Koşunun başlangıcı ve son 800’e kadar olan süreç beklendiği gibiydi diyebiliriz.  Özellikle Saudi Crown ve takipçileri National Treasure ile Isolate tempoyu belirleyen isimler oldular. İlk 800 metre 46.01 gibi hızlı, sonraki 800 ise 50.33 gibi daha kabul edilebilir tempolarla geçildi.

Bu tempo, insanın aklına hemen şu soruyu getiriyor. Koşuyu ¾ boyla kaybeden Saudi Crown, ilk 800’de biraz daha işin sonunu düşünse… Ben at yarışlarının matematiğine de inanan birisiyim. Bu nedenle Saudi Crown’nın koşuyu ilk 800 metrede kaybettiğini düşünüyorum.  Biraz iddialı olacak ama bu safkan, 2000 metre mesafeli Dubai World Cup’ı koşması halinde, aynı hatayı yinelemezse winner circle’a gidip bekleyin, oraya gelecektir…  

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Saudi Crown, son düzlüğe National Treasure ve diğer takipçilerini “deyim yerindeyse” yenerek çıktı. Son 300’e kadar birinciliğe en yakın isim görünüyordu. 200’de “işin rengi değişince” bu kez yeni bir senaryo gerekti. Orta gruptan kopan Ushba Tesero koşuya bir anda ortak olup, birinciliğe doğru koşmaya başladı. 3 boy gerisindeki Senor Buscador da güçlü sprintiyle” iyi bir yerlere” geleceğini gösterdi. Son 100 geçilirken, koşunun ilk iki sırasını Ushba Tesoro ile Senor Buscador’un paylaşacağı kesin gibi ama kimin kazanacağı belli değil. Senor Buscador, son 50 metrede final senaryosunu yazmaya başladı ve yarışa noktayı koydu… 1:49.50 Saudi Cup’ın bu yıla kadar yapılan en iyi derecesi…

Şu anda Dubai’de idmanlarını sürdüren bu iki safkan, 30 Mart gecesi Meydan’daki rövanşa hazırlanıyorlar. Bu kez hangisi önde olur? Bence jokeyi en az hata yapan… Koşuyu kazanabilirler mi? Onu da yarışta göreceğiz…       

Derma Sotogake için özel bir not gerek.  Son 800’de hızlanıp, ön gruba katıldı ama hiçbir yerde “öndeki ikiliyi geçecek” dedirtmedi. Riyad yolculuğu sırasında yanındaki safkanın saldırısına uğrayıp, biraz hırpalanmış. Bu nedenle birincinin 5 ½ boy gerisindeki 5.’liği kötü sonuç değil. Derma Sotogake’yi DWC’de görürsek, daha iyi koşacağına kesin gözüyle bakmak gerek. Koşudan bir gün önce ilgililerine “DWC’yi de düşünüyor musunuz?” diye sordum, istekli değillerdi. Saudi Cup’ın hayal kırıklıkları olarak White Abbario ile Lemon Pop’tan söz edebiliriz. En fazla şans verilen bu iki isim, hiçbir varlık gösteremediler.

Mitingin sonucu merakla beklenen koşularından olan G3 Saudi Derby’yi favori gösterilen Japon tayı Forever Young, ABD’li rakiplerini geçerek kazandı. Kum pistteki 1600 metrelik koşuda ilk kez 1.37’nin altında, (1:36.17) derece gerçekleşti. Kazanan safkan, koşunun başlangıcındaki tembelliği ve son metrelerdeki müthiş sprinti ile dikkati çekti. Kazandığı için, sondaki sprinti akıllarda kaldı ama ilk metrelerdeki yavaşlığı iyi bir huy değil… Böylece 4’te 4 yapan Forever Young,  G1 Kentucky Derby hedefine doğrudan ulaşmak için, DWC mitingindeki 1900 metre mesafeli G2 UAE Derby’yi bekliyor. Yarış yaşamına 1800 metrede kazandığı 2 koşu ile başlamış, yarış stili de mesafeye yatkın. Şimdilik avantajlı ama ilerleyen günlerde rakiplerin deneyimi arttıkça, ilk metrelerdeki yavaşlığının faturasını pahalı ödeyebilir…

1200 metre mesafeli G3 Riyadh Dirt Sprint, Derby’nin benzeri oldu. ABD’de sürekli kazanan Skelly beklendiği gibi ilk metrelerde liderliği aldı, fotoda gülen yine bir Japon atı, Remake oldu…

Çim pistteki grup koşuları kendi içinde irdelemek gerek. Dubai’deki çim yarışlar bu koşulardan çok farklı. Riyadh’tan kazanıp gidenler en azından konuşulacaklar. Şanslı olurlar mı? Şüpheli… Aslında Riyadh’ta kaybettiği için konuşulan Luxembourg Dubai’ye gelirse, inanıyorum ki öyle önlerde gidip, kendini tüketmeyecek. Jack Darcay ile girdiği mücadeleye anlam vermek güç…

Mutluluklar… Hayal kırıkları… Son anda kazanılan koşular… Kaybedilen koşular… Nefes kesen mücadeleler… Diyeceğim o ki; at yarışlarına ilişkin her şey iki gün boyunca burada da yaşandı ve bitti. 

News Reporter

3 thoughts on “Saudi Cup ve Daha Fazlası…

  1. Bu seviyelere bizim gelme şansımız şimdilik zor görünüyor . Daha bizim enternasyonel koşulara hiç yabancı at gelmiyor . Sözde enternasyonel koşuları bizim atlar kendi arasında koştu . Oisin Murphy de ne demişti Vandetta nın kazandığı yarış sonrası ( Ankara’nın dikmeni , bir daha gelirsem öpsünler beni ) dedi resmen . Haklıydı da . Yarış oisin Murphy nin di . Gökhan Gocakaya kaçtı gitti . Neyse . Körler sağırlar birbirini ağırlar . Adalı dan biraz ümitliyim gerçi . Ama belki o da siyasal iktidara takılıyor olabilir . Gazi kupasını Cumhur’un başının vermediği son 22 sene . Son yıllarda Ekrem İmamoğlu veriyor allahtan . Utanmasalar Bakırköy muhtarı falan verecek .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir