Uğurtay’ın Yarışı ve İz Düşümleri…
Reşat Yurday Köstem

Yaklaşık iki yıllık aradan sonra, bir Türk atının Dubai Meydan Hipodromu’na çıkışı bizler için heyecan verici ve olumlu bir gelişmeydi. Sadece bu kadar mı? Uğurtay’ın koşusu, benim için bir yarıştan çok daha fazlasıydı… Önce tedirgin ve kuşkulu olduğumu, diğer bir deyişle start öncesi “sinir yaptığımı”, yarış bittikten sonra mutlu, bu satırları yazmak için bilgisayarın başına geçince de gerçekçi… Anlatacağım.

Tedirginliğim şuradan kaynaklanıyordu. Meydan Hipodromu ile bizim atlarımızın yıldızı bir türlü bağdaşmıyor… Bundan tam 12 yıl önce, 2010 yılının yine 11 Şubat günü Pan River bu hipodromdaki ilk startında birinciliğe uzanırken, bu koşu Türk atlarının Dubai’deki “şimdilik” son birinciliği oldu. Oraya iyi atlarımız gitti, güzel yarışlar koştular ama 12 yıllık süreçte hiç kazanamadık. Bu olumsuz tabloya Gray Storm’la başlayıp, Good Curry ile süregelen sakatlıklar zinciri de eklenince…

Uğurtay’a gelince…

Uğur Kıraloğlu

Karnavala, sahibi Uğur Kıraloğlu’nun yoğun çabalarıyla kabul edildiği konuşuluyordu. Gerçi bizim 2003 yılında Grand Ekinoks’la başlayan Dubai maceramızda da aynı şeyler yaşanmış, sonu güzel bitmişti. Dileriz Uğurtay için de öyle olur… Grand’ı Süper Cumartesi ve World Cup günü koşmak için başvurduklarında bu isteğe sıcak bakmazlar. Israrlar sonucu, bizim Triple Crown yapmış 140 puanlı şampiyon atımızı, 106 puanla o günlerde G3 olan City of Gold’a kabul ederler. Ve bir de şartları vardır.  City of Gold’ta ilk dörde girerse son gün G1 Dubai Sheema Classic’e katılmasına izin vereceklerdir. Sanki  “Gelmeyin” demenin kalp kırmadan söylenişi… Uzatmayalım; Grand Ekinoks City of Gold’da ikinci, son gün koşulan Sheema Classic’te de beşinci oldu. Bildiğim kadarıyla yurt dışında G1 koşan ve ikramiye kazanan, daha da önemlisi, Türk atçılığının yüzünü Dubai’ye çevirmesine sebep oldu.

Bu yıl Dubai’ye rekor sayıda, tam 6 atımız gitti ama aksilikler de sanki peşimiz sıra geliyor… Giden atların bazılarının buradaki hazırlıklarında, yolculuk sürecinde ve sonrasında yaşadıkları yarış takvimlerini bozunca, bu tarihe kadar koşan atımız olmadı. Dileriz aksilikler artık son bulup, gelecek haftadan itibaren şans “biraz da” bizim yanımızda olur. Buna çok ihtiyacımız var…

Uğurtay da Dubai’ye giden diğer atlarımız gibi, bizlere hayaller kurduruyordu ama “gerçekçi olalım” beklentilerimiz sınırlıydı. Onu bir de Curlin Handikap’ta görünce çok mutlu olduğumuz da söylenemez. Çünkü bu koşu; World Cup’a ABD’den gelen atlara alternatif hazırlık koşusu olarak 2016 yılında programa konuldu. Süper Cumartesi’den önce koşmak isteyenler, bu yarışı tercih edeceklerdi. Yılda bir kez Dubai’de buluştuğumuz medya çalışanlarıyla bu koşuya “California Chorome Koşusu” demiştik. Çünkü California Chorome, bir yıl önce doğrudan World Cup koşup, beklenmedik bir mağlubiyet yaşamıştı. Ertesi yıl önce bu yarışı kazandı ve World Cup’ta da nasıl bir at olduğunu herkese gösterdi…

Curlin Handikap, bırakın Süper Cumartesi’yi, World Cup gününün hazırlık koşusu… Bir de Uğurtay’ın yanında koşan atlara bakın. Rebel’s Romance, Salute The Soldier, Dubai Icon… Bu isimler son gün için konuşuluyor. Böyle bir ruh haliyle, TV’nin karşısına geçtik… Dediğimiz gibi; hayaller büyük ama beklentiler sınırlıydı…

Uğurtay padokta…

Koşunun ilk 1000 metresi bizlere “eyvah” dedirtecek gibi geçti. Gökhan Kocakaya iyi bir start çıkışı sonrası bariyer dibine yerleşirken, ötekiler kopup gitti… Gerideki üç at kaldılar. Biri Uğurtay, biri 1000’i sonuncu durumda geçip, koşuyu kazanan Appreciated’dı. Nasıl ABD atıysa… Gökhan Uğurtay’ı gayretlendirmek için çabalıyor ama atın umurunda değil. İterek en geriden ikinci ya da üçüncü… Bendeniz ilk 800 metrede Uğurtay’ın at geçip geçemeyeceğini düşünürken, Gökhan da hiç vazgeçmeden teşvik ediyor. 1200’e doğru at toparlanır gibi oldu. Startla birlikte hızlananlar da “fren yapmış” gibi gerilemeye başlayınca, “itiraf edeyim” o panik halim geçti. Uğurtay’ın orta sıralarda tutunarak, koşuyu bitirecek gibi görünmesine seviniyordum.

Gökhan Kocakaya, o çokça eleştirilen “oturup kalkmayı” son 600’e doğru yapmaya başlayınca, inanın at değişti. Uğurtay sanki bunu bekliyormuş… Başlangıçta yaşananlar; soldan dönüşlü pistten, yarışın “Amerikanvari” bir hızla başlamasından, kum pistin bizdekine göre farklılığından yaşanmış olabilir. Gökhan’ın oturup kalkması dedim de, Christophe Soumillon 2019 yılında World Cup’ı aynı biniş biçimiyle kazanmış, koşu sonrasındaki basın toplantısında da; “Kazanabilmek için son çaremdi” demişti.

Curlin Stakes öncesi padokta son konuşmalar

Uzatmayalım, son düzlükte o at gidip yerine bildiğimiz Uğurtay gelince, bendeniz de değiştim… Her geçen metre biraz daha fazlasını umut etmeye başladım. Az’a kanaat ettiğimiz için ödüllendirildiğimi düşünüyordum ama koşudan sonra Atahan’la atın yarışını beğendiğimizi, üçüncü bile olabileceğini konuşuyorduk. İnsanoğlu böyle, daha fazlasını istemekten hiç vazgeçmiyor…

İşin heyecanı ve duygusallığından kurtulup bu satırları yazmaya başlayınca, gerçekle de yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz. Uğurtay’ın iyi başlayan Dubai Macerası şimdi nereye evrilecek? Karnavalda üç hafta kaldı. Son gün 5 Mart Süper Cumartesi. Sadece kum pist ve orta mesafeleri koşan Uğurtay için o gün, 2000 metre G1 Al Maktoum Challenge ve zorunlu tercih olabilecek 1600 G3 Burj Nahar var. İşin esas kısmı, Uğurtay’a bu koşularda yer bulabilmek kolay değil.

Eğer akıllardan Süper Cumartesi’nin 1600 metrelik koşusu geçiyorsa, biraz daha fedakarlık yapıp, 25 Şubat günkü aynı mesafeli handikap koşuyu da düşünmekte yarar var. Hem handikap koşuda yer bulmak, hem de rakipler açısından daha kolay olur. Burj Nahar’ın handikap koşuya göre avantajı, orada iyi bir sonuç alırsan World Cup günü G2 Godolphin Mile’da yer bulma şansın artar. 1600 metrelik yarış, Uğurtay için zorunluluktan olabilir. Al Maktoum Challenge, mesafesi yönüyle tam ona göre ama World Cup’ın son biletlerini kovalayanlar oraya doluşacaklar…

Şansın bize torpil geçmesini değil, artık biraz da bizim yanımızda olmasını istiyoruz…



 

News Reporter

2 thoughts on “Uğurtay’ın Yarışı ve İz Düşümleri…

  1. Bir yarıştan bu kadar yorum çıkarmak çok ça abes değil mi,neyin peşindesiniz, kocakayanın yaptığı teşvik TC’de ne tarıma ne hayvancılığa verildi

  2. Bu yarışta bu kadar yorum çıkartmak bence hiç de gereksiz değil. Keyifle okudum. Bu tür kosulardaki başarımız çok çok az. Heyecan duymamak mümkün değil. Bu heyecanı kaleme almış olmasından dolayı tebrik ediyorum. Yazının uzun olması neden nasıl niçin gibi sorulara yanıt vermek için iyi bir makale. Kafadan teşvik teşvik herkesi endişelendirdi. Bu yarış bitmez. Bitse de tam bir hayal kırıklığı olacaktı. Yarisi izlemeyin sonuca baksak belki çok memnun olmayiz ama yarısı izledigimizde iyi çok çok iyi sonuç deriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.